Daha da önemlisi başkalarını hoş gördükçe, neyi, ne zaman ve neden yaptığını anladıkça kendi sorunlarımıza da başka bir gözle bakmayı öğrenir, gelişir, olgunlaşır, içimizi parçalayan acıların biarz olsun hafiflediğini görürüz.
Bir başkasını anlamak, bizi kendimize bir adım daha yaklaştırır, o hep kızdığımız, bir türlü beğenmediğimiz, kıyasıya suçladığımız, çoğu zaman hiç sahiplenmediğimiz, acımadığımız, merhamet etmediğimiz kendimize.
Hayat artık sana kapılarını açmış, sana da oradan içeri girmek kalmış. Kader insanlara bu kapıları kolay kolay açmaz, hak etmek gerekir. Şimdi içeri girip girmemek sana kalmış. Önce mutlu olmaya karar ver, sonra da bıkmadan, usanmadan her yerde ara onu. Çiçekte, böcekte, resimde, kitapta, havada, suda, eşte, dostta, kiminin gözündeki yaşta, kiminin içten bir gülüşünde hep ara."