Giriş Yap
İlk Söz, başlayalım bakalım. Bismillahirrahmanirrahim
Kalbinde Türklük şuuru ve vatan sevgisi taşıyan isimli/isimsiz tüm kahramanlara...
Ben şarka bağlı değilim, eskiye de bağlı değilim; bu memleketin hayatına bağlıyım. Bu Müslümanlık mıdır, şarklık mıdır, Türklük müdür? Bilmiyorum. Yirmi senedir okudum. Otuz sene kadılıklarda, Fetvahane'de çalıştım. Bir tek şey anladım: Kitapla bu hayatın ayrılığı. Sen garptan geri olduğumuzu söylüyorsun. Zaten herkes bunu söylüyor; elbette doğru bir söz olsa gerektir. Fakat ben daha mühim bir şey söyleyeceğim. Ben hemen etrafımızdaki hayattan geri olduğumuzu söyleyeceğim. Bence ne şark, ne şu, ne bu vardır;etrafımızda gördüğümüz hayat vardır. Bizi yapan bu hayattır. Bütün hususiyetlerimiz oradan gelir.
Osmanlı Türk'ü kalsın. Nihayetsiz zamandan beri tarihte Türk, Türkistan'da olmazsa Avrupa'da, hülasa daima istiklalini muhafaza eden, hükmeden bir kudret diye kalmamış mıdır? Bugün bir Türk sıfatıyla bağırıyorum. Komşularıma, kendime müsavi bir kudret verirken ben de yaşamak hakkımı alıyorum. Ve zannetmeyiniz ki bu komşularımız gitse de Türklük mahvolup gidecektir. Bugün dünyada seksenle yüzmilyon arasında Türk var. Daima artan, kabiliyet-i hayatını bir şey kıramayan muazzam bir Türk kitlesi, bu her vakit yaşayacak ve büyüyecektir. Fakat artık gaye-i hayali, yabancı ülkeler ve milletleri kılıçla zapt edip üzerinde tembel ve atıl bir taht kurup oturmak değil, ta milletin- den, menba-ı hayatından gelen bir kabiliyet, bir faaliyet, bir say ile, medeniyetle ebedi bir millet esasları ve temelleri kurmak olmalıdır."
Türklük belirli bir kavmin tekamül etmiş devletli halidir ve bu haline dahil olmak etnik kökenle sınırlandırılmamıştır.
Sayfa 56 - Ötüken Neşriyat
88 syf.
·
Puan vermedi
Atsızın şiirleri de romanları kadar başarılı. Akıcı ve sürükleyici bir dille yazılmış. Türklük,kahramanlık,ve aşk konulu şiirlerin yer aldığı çok kıymetli bir eser.
Hüseyin Nihal Atsız
Yolların Sonu
Yolların Sonu
9.1/10 · 5,5bin okunma
Atam
Osmanlı Devleti’nin son devrinde milletin elinden sade vatanı alınmamış, tarihi, dili sanatı, varlığı, hakları, her şeyi inkar edilmişti. Atatürk, Türklüğün her dalda dünya uygarlığının ileri düzeyine çıkmasını, dünya milletleri arasında şerefli yerini almasını, büyük Türk dilini, koca ve köklü geçmişini, Türklük varlığının bir daha haksızca çiğnenmeyecek şekilde ağırlığını koymasını istiyordu.
Sayfa 34 - Bilim+Gönül Yayınları/59. Basım
1 yorumun tümünü gör
Türk dili kalmazsa, Türk dili parçalanırsa Türklük kalır mı? Atatürk kendi sözleriyle bunu defalarca ifade ediyordu: “Türk demek dil demektir. Milliyetin en bariz vasıflarından biri dildir. Türk her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.”
Sayfa 33 - Bilim+Gönül Yayınları/59. Basım
2
772
7,7bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14