peaceful, bir alıntı ekledi.
13 May 10:16 · Puan vermedi

"Allah'ım, tut ellerimden. Tut ki, nefsin ve şeytanın tuzağına düşmeyeyim."

Fatma - Dua Engel Tanımaz, Ahmet Bulut (Sayfa 103 - Nesil Yayınları)Fatma - Dua Engel Tanımaz, Ahmet Bulut (Sayfa 103 - Nesil Yayınları)
Reyhan, bir alıntı ekledi.
13 May 01:16

Sırat’tan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim tut ellerimden.
Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden.
Gönüldeki birlik kalkandır dışa
Aldırma ayaza, yele, yağışa
Giden ilkbahara, gelecek kışa
Beraber göçelim tut ellerimden.
Şüphe “başlangıç”tır, karar “nihayet”
Zamanı zamana etme şikayet
Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
Beraber kaçalım tut ellerimden.

Akıl Karaya Vurdu, Abdurrahim KarakoçAkıl Karaya Vurdu, Abdurrahim Karakoç
Halil Tüfekçi, bir alıntı ekledi.
11 May 16:20

TUT ELLERİMDEN
Sırat’tan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim tut ellerimden.
Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden.

Gönüldeki birlik kalkandır dışa
Aldırma ayaza, yele, yağışa
Giden ilkbahara, gelecek kışa
Beraber göçelim tut ellerimden.

Birleşmek üzredir şafakla gurûp
Korku beklenilmez kapıda durup
İster zehir olsun, isterse şurup
Beraber içelim tut ellerimden.

Çağır hayallerin en ötesini
Yakından duyarsın aşkın sesini
Sonsuz mutluluğun penceresini
Beraber açalım tut ellerimden.

Hatırla kaybolan hatıraları
Elmastan ışıklı, altundan sarı
Zaman tortusundan işte onları
Beraber seçelim tut ellerimden.

Şüphe “başlangıç”tır, karar “nihayet”
Zamanı zamana etme şikayet
Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
Beraber kaçalım tut ellerimden.

Akıl Karaya Vurdu, Abdurrahim KarakoçAkıl Karaya Vurdu, Abdurrahim Karakoç

Abdurrahim Karakoç
Sırat’tan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim tut ellerimden.
Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden.

Gönüldeki birlik kalkandır dışa
Aldırma ayaza, yele, yağışa
Giden ilkbahara, gelecek kışa
Beraber göçelim tut ellerimden..

Tut ellerimden tut yarab
Beni bırakma bana
Eyüb sabrım yok benim
Yusuf değilim kuyuda
yinede umudum var
rahim olan adınla..

Ben Rana. Henüz on yaşındayım. Savaşın hüküm sürdüğü topraklarda doğdum. Bombalar ve silah sesleri arasında büyüdüm. Aslında bu yaşa kadar gelmem bile bir mucize. Babam, başka ülkelerle yapılan bir çatışma esnasında öldürülmüş. Annem büyütmüş beni. Çok zor şartlar altında büyüdüm. Tek göz bir evde, dört kardeşimle beraber büyüdük. Annem bizlere bakmak için çok çabaladı. El örgülerini pazarlarda satarak bizleri büyüttü. Birleşmiş Milletlere ait okullarda eğitim gördük. Kimi zaman bu okullara dahi roketler atılıyordu. Birçok arkadaşımı bu yüzden kaybettim. Kimileri ise plajlarda oyun oynarken öldürüldüler. Pek arkadaşım kalmadı doğrusu. Annemin kendi elleri ile yaptıgı bez bebeğimle oynuyorum her gün. İsmi Sırma. Güzel isim değil mi? Ben koydum adını. Onunla, silah seslerinin olmadıgı, bombaların yagmadıgı bir ülkede oyunlar oynuyorum. Ona her gün masallar anlatıyorum, içinde mutlu çocukların oldugu ve anne ile babasının ellerinden tutup, oyun parkına giden çocukların, mutlu sonla biten masallarını... Bazen gülümsediğini görüyorum onun da. Yüzünde dikiş iplikleri ile şekil verilen dudakları adeta tebessüm ediyor bu masalları anlattığımda. Ben de gülümsüyorum onunla birlikte. Masalın sonuna geldiğimde ise göz yaşları dökülüyor yanaklarımdan yüreğime doğru. Bir acı çöküyor göğsümün tam ortasına. Babamı özlüyorum. Canım yanıyor. Canım yandıkça Sırma'ya sarılıyorum. Her geçen dakika daha bir sıkı sarılıyorum bebeğime. Tepemizde uçak sesleri ve bomba sesleri karışıyor gecenin karanlığına. Sırma da korkuyor, hissediyorum. O da bana sarılıyor. Bomba sesleri daha bir yakından geliyor. Daha bir korkuyorum. Yorganımın altına saklanıyorum. Bu dünyadan kaçıyoruz Sırma ile. Adeta başka bir yerdeyiz. Bomba sesleri kesiliyor. Sadece bir çınlama var kulaklarımda. Bir acı siniyor tüm vücuduma. Ne oldugunu anlamıyorum, neden hareket edemiyorum. Yüzümde bir sıcaklık ve oluk oluk akan bir kan kaplıyor yüzümü. Kollarımı hareket ettiremiyorum. Sadece Sırma'nın yüzünü görebiliyorum. Bana gülümsüyor iplikli ağzı ile. Ben de gülümsüyorum ona. Artık bir şey duymuyorum, bebeğimi de göremiyorum.Neredesin Sırma? Neredesin güzel bebeğim? Ben babamın yanına gidiyorum. Sen de tut ellerimden. Bak babam geldi beni almaya. Ellerini uzatıyor ve çekmek istiyor beni bu karanlıktan. Gel Sırma! Gel de gidelim buradan. Masalımıza kavuşuyoruz...

Şebnem Ferah- Yalnız
Kim bilir neler neler geçti başımdan,
Kimse böyle yalnız olamaz.
Anlat birer birer,
Tut ellerimden..
Kimse böyle küskün olamaz.
Çizgi çizgi yüzünde, gölgeli gözlerinde,
Ağır sessizliğinde neler neler var..
Ne hikayeler var..
Her bahar öncesinde
Kardelene dönüşmeyi, kopmayı, koparılmayı anlat!
Karanlıkla dans etmeyi,
Sonra ölmeye yatmayı,
Kahpe dünyayı anlat!
Anlat..

Çağla, bir alıntı ekledi.
30 Nis 18:33

Ruhumun derinliklerinden gelen bir sesle, "Yarabbi" dedim. "N'olursun ellerimden tut.."

İncir Kuşları, Sinan Akyüzİncir Kuşları, Sinan Akyüz
Mehmet Ali Aydemir, bir alıntı ekledi.
30 Nis 02:32 · İnceledi · 2/10 puan

Tut ellerimden ve hiç kimsenin olmadığı bir yere gidelim seninle. Hayallerimizi tekrar kurmak için, yarınlara beraber uyanmak için ve gidecek yerimiz kalmadığında bir birimizde kalmak zorunda olduğumuz için.Kimseler de olmasın yanımızda.Kahvemiz hep iki kişilik olsun,beraber uyuyalım bir kitabın bir kelimesinde sadece ikimiz buluşalım.Yada ne bileyim,hiç ayrılmayalım işte.Ayrılırsak ben tek başıma hayatın ağırlığını kaldıramam.Bir başkasını, seni sevdiğim gibi sevemem.Unutmak dersen onu hiç beceremem.
Ayrılmayalım işte ben senden öteye gidemem.

Sıcak Ayaz, Serkan ÖzelSıcak Ayaz, Serkan Özel