• Yine aynı bilindik klişe cümlelerle dolu bir kitap. Geçenlerde okuduğum bir başka psikologun kitabinda olduğu gibi yine aslında bildiğimiz şeyleri binlerce defa duyduğumuz şekilde anlatıyor kitap.

    Affetmenin özgürluk olduğu, kin tutmanin tutsaklik olduğu vs. Tencere tava hep aynı hava satırlar. Ya bu kitapta altını çizebileceğiniz bütun cümleler size tanıdık gelecek ve biraz okumuş etmiş bir insansanız hangi sözün farklı soylenmiş hali oldugunu anlayacaksınız.

    Hayatınızda hiç kitap okumamışsanız kitabı beğemme olasılığınız %50 çokça kitap okuyan biriyseniz kitabı beğenme olasılığınız %10

    Artık psikologlar roman falan yazmasın lütfen. Oturup işlerini duzgun yapsınlar butun ulkenin psikolojisi yeteri kadar bozuk. Sokaktan gecen her adamin verebilecegi akılları kitap haline getirmek abuk sabuk bir caba.

    Edebiyat edebiyatcıların isidir. Psikologlar arastirma kitabi yazsinlar. Su kitaba verdigim paraya acidim gercekten.
  • Hayat her zaman yaşadığınızdan daha fazlasıdır ve tutsaklık insanın dışında değil içinde saklıdır.
  • :
    Deniz yok olursa diyor bir çocuk
    Balık kaybolursa
    Ne derim benden sonraki çocuklara
    İnsanlar kaybolurken gözaltılarda
    Çöllerde boğulan nehirler
    Ey çocuk
    Nasıl varır okyanuslara

    Adı karanfil ki suçu rengidir
    Özgürlük dilinde bir imge
    Tutsaklık dilinde bir söylencedir
    Karanlıkta bir el koparır dalından
    Artık ölüme varmış bir işkencedir

    Orman yok olursa diyor bir çocuk
    Ağaç kaybolursa
    Ne derim benden sonraki çocuklara
    İnsanlar kaybolurken gözaltılarda
    Dalından koparılan tomurcuk
    Ey çocuk
    Nasıl meyvelenir sana ve diğer çocuklara

    Adı narçiçeği ki suçu patlamak
    Birdenbire güneşe haykırmak
    Ve güneş diliyle kıpkızıl çoğalmak
    Karanlıkta bir el koparır dalından
    Adı kayıptır artık
    Daha meyveye bile durmadan

    Aç gözlerini o çığlıklara çocuk
    Kayıp analarının gözlerine bak
    O gözler ki karanfil kıvrımında nar çokluğu
    Sevda denizlerinde oğul ve kız yokluğudur
    Her biri bir depremdir yüreklerde
    Her biri açlık içinde zulüm tokluğudur

    Sen ki bir badem dalısın baharda
    Yüzünde solgun bir yeşil akşamı
    Dalıyor gözlerin bir çağın artıklarına
    Kazılardan yeni çıkmış gibisin
    Bakışlarında düş fosilleri
    Güneşli bir yeşili özler gibisin

    İnsanlar kaybedilirken ey çocuk
    İnsanlık adına
    Nasıl başlar bu yeşil ve mavi yolculuk
    Hangi gemi kalkar bu ülke limanlarından
    Hangi mavilikler karşılar seni
    Kıyılar zincir olmuş bileklerde
    Dalgalar yargısız infaz
    Al kalemi eline ey çocuk
    Yeşilin ve mavinin şiirini yeniden yaz
  • İnkâr tutsaklık, inanç özgürlüktür.
  • “İnkar tutsaklık, inanç özgürlüktür.”
    Sezai Karakoç
    Sayfa 8 - Diriliş yayınları
  • Ayşe Kulin... Kalemi akmaya başlayınca birbirinden sürekleyici yolculuklara çıkarıyor bizleri.. Kelimeleriyle yazıldığı döneme ışık tutuyor.. Bu kitapta tarihi bir yolculuğa çıkarıyor yazarımız.. 1930'ların Almanya'sın dan 2000'li yıllardan günümüze uzanan 4 kuşaklık bir yolculuk.. Yahudi  Tıp Doktoru plan Gerhard hayatının zirvesinde iken Nazilerin baskısıyla cehenneme dönüşen hayatı bir taraftan ailesini koruma çabası.. Hayatları iyice zorlaşmaya başlayınca ailesini alarak doğduğu topraklardan uzaklaşıyor.. Nasıl ki İnsan en kötü zamanlarında soluğu ailesinin yanında alır ya hani yaralarımızı en iyi saran yine bizi en çok sevenlerdir ya.. Gerhard da böyle düşünüyor.. Ve soluğu eşinin ailesinin yanında alıyor. .. İsviçre 'de başarılı bir doktora tüm kapıların açılacağını düşünürken çok geçmeden kötü haberle yüzleşen kahramanımız son çareyi küllerinden yeniden doğan Türkiye' ye çağrıda bulunuyor.. İşte hikaye tam da burda başlıyor.. 1930'lu yıllarda Nazilerin baskısından kurtulmak için Türkiye ye sığınan bir ailenin özgürlük ile tutsaklık arasında geçen yaşamını ve  yaşadığı zorlukları ele alıyor. O dönemlerde Alman'yadaki zulümden kaçan bilim insanları bizzat Gazi'nin izniyle ülkemizde çalışmaya başlıyorlar..Gerhard ve Elsa yeni yaşamlarına uyum sağlamaya çalışırken küçük kızları Susy çoktan Türk olmuş. Hatta kendini Atatürk’ün kızı olarak görmeye başlamıştır..15 aydın. Birbirine bağlı onlarca hayat.. Gözyaşı.. Bu 15 aydın Atatürk'e vefa borcunu ödemek için canla başla çalıştılar ve bugünlerin temellerini attılar.. Bu olayların ışığında o günleri yakından tanık oluyoruz.. Kulin'in bir başka yolculuğunda görüşmek dileğiyle.. Kitap kokusuyla kalın dostlar.. ️Ne tuhaf, insan her şeye alışıyordu..!️Yalnızlık da kolay değil..️Kalp kırığı iyileşmez. Hep sızlar️Kapalı kapıların ardında her evde fırtınalar kopuyor, emin ol.️"Böyle uzaklara bakarak neler düşünüyorsun?"
    "İç sesimi dinliyorum."
    "Neler söylüyor sana iç sesin?"
    "Her saniyemin kıymetini bilmem gerektiğini.️Kanadı kırık kuş her yerde diken üstünde yaşar. #ayşekulin #kanadıkırıkkuşlar #kitapkurdu #kitspaşkı #okuyanbilir #okumaaşkı #kitapsever #kitapkokusu #kitaptavsiyesi #bookstagram #bookself