Bir ölüydü. Ruhu ölmüştü sanki. Çalışmaktan başka bir şey bilmeyen bir canavara dönüşmüştü. Yeşil yaprakların arasından sızan gün ışığında hiçbir güzellik göremiyordu; ne de gök kubbenin bulutsuz maviliği eskisi gibi fısıldayıp evrenin uçsuz bucaksızlığını, açığa çıkmak için titreşen sırları ifşa ediyordu.
"Fakat bana öyle geliyor ki olaylara bu kadar nesnel yaklaşarak güzelliği gözden kaçırıyorsun; kelebekleri yakalayıp o güzelim kanatlarındaki tozları ovalayarak kazıyan erkek çocukları gibi, güzelliği yok ediyorsun."