4 senedir kütüphanemde bekleyen kitap. İlk okumamda tüm yarım bırakanlar gibi anlaşılması zor olduğunu düşünmüştüm. Çünkü yazarı tanımıyor hayatını bilmiyor varoluşsal sancı çekmiyor türümün getirdiği yada götürdüğü hiçbirşeye kafa yormuyordum.
Sonra herşey değişti. Kendine ait bir odaya ihtiyacım olduğunu keşfetmeye başladığımda tekrar elime aldım kitabı ve bingo!!!
İçerisindeki tek bir cümlede bile kendini bulamamış insanların ya odayı geçtim kendine ait bir evi vardır yada kendini bulamadığı için bir odaya ihtiyaç duymamıştır.
Alıntılarım altına imzamı atabileceğim hayat görüşümdür der incelememi bitiririm.
Not: kendime ait bir odam var fakat henüz kendimi içeride bulamıyorum.
O halde, on altıncı yüzyılda şiir yazma yeteneğiyle dünyaya gelen bir kadın, kendisiyle acı bir çekişme halinde olan mutsuz bir kadındı, diyebiliriz.
Sürdürdüğü yaşamın tüm koşulları ve tün içgüdüleri zihnindekilerin tamamını özgür bırakmak için gerekli ruh haline karşı düşmanca bir tutum içindeydi.