Tuana Yanar

Tuana Yanar
@tynafalan
Kimse kimseden bir şeyler istememeli, beklememeli. Hele hele değişmesini hiç. Bilmiyor musun ki, ben değişirsem, senin sevdiğin ben değilimdir artık ve sonra beni sevmezsin.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Reklam
Güçlü olmak için çalışıyorum, onlardan bir eksikliğim olmadığını kanıtlamak için çalışıyorum. Kimseye muhtaç olmak istemiyorum. (...) istemediğim kişiyle beraber olmak zorunda kalmayacağım, bunlar için de para gerek, para bir çeşit özgürlük. Hayır zengin koca da istemiyorum, bu kez onu bırakıp gitme özgürlüğüm olmaz, hem işe yaramak istiyorum ben, beynimi kullanmak istiyorum, o kadınların, annemin, o teyzelerin donuk gözlerini, ölmüş balık bakışlarını anımsadıkça, çalışıyorum işte, çalışacağım da. Anlamıyor musunuz siz, kendim olmak istiyorum, kendi adımla anılmak istiyorum ve erkeklerden, evlilikten yalnızca dostluk bekliyorum. Dostluk da saygı da eşitlikle olur, anlamıyor musunuz, eşitliğin olmadığı yerde ikisi de yok.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Seni seviyorum'lar da yetmiyor artık bana... Onları her şey sanmıştım... Insan yaşamında eksik olanı her şey sanıyor...
Sayfa 133·Kitabı okudu
Babacığım, sevgili babacığım... Ben güçlü müyüm? Birine bağlı olmamaya, sevmediğin insanın denetimi ve gözetimi altında yaşamamaya, bağımsız olmaya çalışmak, ben olmak istemek güçlülük mü? Babacığım, sen hep bizi korumak istedin, güçsüz olduğumuzu beynimizin içine kakmak istedin, sen hep itaat bekledin... Iyi ki beni ezdin, köşeye kıstırdın, şefkat göstermedin, kurallar koydun, itaat bekledin babacığım... Yoksa ben nasıl öğrenirdim güçlü olmayı, nasıl öğrenirdim savaşmayı?
Sayfa 124·Kitabı okudu
Onlara bizi yargılama, suçlama, ezme, sömürme, işten atma, damgalama hakkını kim vermiş? (Biz.) Ah, sevgili iç sesim benim... Biz mi? Biz kim? (Biz, kadınlar.) Olabilir mi bu? (Olabilir tabiî, olmuş bile.. Sen bile farkında değilsin, yaşam boyu karşına dikilip duranlar kimler? Sen bile, farkına varmadan savaşıyorsun. Bir düşün bakalım... Adamlar... Babalar, abiler, kocalar, sevgililer, müdürler, şefler, arkadaşlar... Ya hayır, olamaz diyorlar, ya sen delisin, kötüsün diyorlar, ya gel, gitme, beceremezsin diye seni etkilemeye çalışıyorlar, ya kötü kadın, orospu, bakire değil diye yargılıyorlar, damgalıyorlar. Ve biz... Işte biz, onlara bu izni veriyoruz.)
Sayfa 122·Kitabı okudu