"Ben bölücülüğün de şiddetin de her türlüsüne karşıyım, General. En başta devlet eliyle yapılan bölücülüğe karşıyım! Devletin vatandaşları arasında ayrımı gözetmeksi, kos
koca bir halkın varlığını inkâr etmesi, dilini yasaklamaya kalkması, bölücülüğün daniskası değil midir? Kaldı ki, hem aykırı düşünen herkesi susturacaksınız, halkın seçtiği milletvekillerini, belediye başkanlarını hapse atacaksınız, her gösteri yapanın tepesine güvenlik bahanesiyle devletine tüm silahlı gücünü salacaksınız, kimseye nefes aldırmayacaksınız, yetmezmiş gibi gayrinizami silahlı çetelerin faili meçhul cinayetlerine yol vereceksiniz.... Hem de şiddetten yakınacaksınız! Bir kez olsun iğneyi önce kendinize batırmayı desenize."
Bu kadar gaddarlığa öfkelenmemek mümkün mü? Neredeyse bir ömür boyu devletin nefret saçan ötekileştirici söylemlerine maruz kalanların insancıl değerlerini koruması kolay mı?