DİNMEYEN ACI: ROBOSKİ
Türkiye; Kuruluşundan bu yana sayısız acıların yaşandığı ve halen de yaşanmaya devam ettiği, binlerce masum insanın kanı döküldüğü bir kara parçası haline geldi.
Devlet; Varlığını sağlam temeller üzerine kurarak bu minvalde yönetim biçimini benimseyerek, temellerini yasalarla güvence altına alır.
Osmanlı devletinin enkazı üzerine kurulan bu devlet, varlığını ve varolma gayesinin devamını kendinden olmayan hiçbir ırkı, hiç bir halkı, hiçbir kurumu meşru görmeyerek ve bu kitlelerin tamamını bir tehdit unsuru olarak benimseyip görerek, hukuk ve insanlık dışı yaptırımlarıyla, katliamlarla, sürgünlerle, tutuklamalarla bertaraf etmeye çalışarak, bir nevi bunu da başararak kanla kurulan Cumhuriyeti yine kan dökerek ayakta tutmaya gayret eden bir devlet anlayışı ile karşı karşıya kaldık, kalıyoruz.
Devletin varlık ve bekasını buna endeksleyen yöneticiler, Kürtler üzerinde ki gayri hukuki, gayri ahlâki tecritlerle, sürgünlerle, yıkımlarla ve siyasi komplolarla manipüle ve asimile etme çabaları yüzyıldır bitmiş değil. Her dönemin başka bir dönemi aratıldığı acımasız politikalara maruz kaldılar ve kalmaya devam ediliyor.
Cumhuriyet tarihinin en kanlı, en acıklı, en vahşet verici katliamları, Kürtlere karşı bariz bir şekilde yapılmıştır. Bunlar; Koçgiri, Piran, Zilan, Dersim, Ağrı ve yüreklerin asla soğuyamayacağı, anne feryatlarının göğe yükseldiği ve gökyüzünden bombaların yağdırılıp gençecik bedenlerin parça parça edildiği yer: ROBOSKİ.
Kürtler; Bu toprakların en şerefli en haysiyetli halklarından biridir. Kürtlerin yaşadığı bu coğrafyanın adı Kürdistan, halkı da Kürt halkıdır.
Tarihi en aydınlık olanıdır.
Ortadoğu’nun en çok zulme uğrayan halkıdır ..
Roboski acısı sadece ailelerinin değil, bütün Kürtlerin ve aynı zamanda göğüs kafesinde