Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Namazını dosdoğru kılan bir insan bunda sabır ve sebat gösterdikçe manen yükselir, namazdaki hissedişleri artar, duyguları gelişir, hassaslaşır ve nihayet öyle bir noktaya ulaşır ki, Allah’la adeta burun buruna gelir, onu görür gibi hisseder, titrer ve ürperir. Namazın dışındaki hiçbir şeyi duymaz hale gelir. Dünya meşgalelerinden sıkıldıkça namaza sığınır.
Günümüzün müslümanı kaçırdığı bir namaz için, takımının yediği gole üzüldüğü kadar üzülmüyor.
Bunu tersinden söylemek de mümkündür:
Bir müslüman düşünün ki, vaktinde ve cemaatle kıldığı bir sabah namazı onu, takımının attığı bir gol kadar sevindirmiyor.
Resûl-i Ekrem Efendimiz geceleri uykusunu bölüp kalkar, ayakları şişinceye kadar ibadet ederdi. Bir gün Âişe annemi ona:
" Allah senin geçmişte yaptığın, gelecekte yapabileceğin bütün hatalarını bağışladığı halde, kendini niçin bu kadar yoruyorsun? " diye sordu. Peygamber Efendimiz de:
" Bu lütuflarından dolayı Allah'a çok şükreden bir kul olmayayım mı? " diye cevap verdi.
Hakkı yalanlayanlara itaat etme. Onlar kendilerine yumuşak davranmanı isterler, ta ki onlar da sana yumuşak davransınlar. Uyma sen çok yemin edene, aşağılık kimseye. Durmadan başkasını çekiştirip söz taşıyana. Hayra engel olana, haddini aşana, çok günahkar olana. Kaba ve katı kalpli olup \üstelik bir de soysuz olana. Malları, oğulları var diye onlara uyma. Ona ayetlerimiz okunduğunda, "Bunlar eskilerin efsaneleri" der.
Cenab-ı Hak: "Biz onun burnunu sürteceğiz." (Kalem 68/16)