Hiç unutmuyorum, Atatürk öldü der denmez,oda kapısının önünde nöbet tutan genç bir teğmen şöyle bir başını havaya kaldırdı ve küt diye koca vücuduyla kalıp gibi yere düştü,bayılmıştı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Atatürk yeni nüfus kağıdını alırken özellikle ayı ve günü kendi yazdırtmamış ve şöyle demiş; " Beni öldüğüm günle hatırlasınlar,doğduğum günü,ayı bilirlerse doğum günü falan filan yaparlar,beni padişaha benzetirler, istemem"demiş.
İşte doğduğu gün ve ayı da bu sebeple nüfus kağıdına yazdırtmamıştır.
Atatürk I. Cihan Harbi'nde, Çanakkale'de Anafartalar Grubu Komutanıyken Hasan Şevki isminde bir emir eri varmış.Bilahare harp bitiyor, Hasan Şevki kolonyacı oluyor. İşte Atatürk bu eski emir erinin kolonyasını kullanarak,onu unutmadığını, ona vefasını gösteriyor.
" Bu engin bilgi ve görüşlerimi,tarih bilgime borçluyum. Tarihi bu denli okumasaydım,bilemeseydim,ülkemizi bekleyen tehlikeleri önceden görebilir miydim?"
Atatürk'ün Arapça kökenli kelimelere karşı müthiş alerjisi vardı. Arapça harfleri, eski hukuki terimleri,hiç kullanmak ve kullandırmak istemezdi. O kadar ki, kendi adı Kemal'i bile Arapça kökenli olduğu için değiştirmeyi düşünmüştü.