Bana bir şehrin sinemalarını gösterin, size o şehrin matah bir yer olup olmadığını söyleyeyim. Onların çokluğu, yerleri, seans saatlari şehrin dinamiği açısından belirleyicidir. Büyüklükleri, koşulları, müşteri profilleri termodinamiği açısından. Sinema rahimdir her şeyden önce.
Kitap okumak yemek yemeye, sevişmeye, bir eve konuk gitmeye, yolculuk yapmaya benzer; adabı erkânı önemlidir, önüne gelenin altından kalkacağı iş değildir.
Herkesin elleriyle yaptığını bildiğim pek çok şeyi ben yapamam. El sallamam (neden acaba?), el şakası yapmam hiç (oysa oldukça ağır dil şakaları yapmaya bayılırım), ellemem pek, elleşmem.
Bilge Karasu, "Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir" der ya bir masalında...