Ama bir ilişki içerisinde, "konuşmak" zorunda kalmadan düzeltilebilen şeyler çok azalıyorsa, karşımdaki kişinin arada bir (daha sonra, sık sık) gidiverdiğini, yerine bambaşka bir insanın geliverdiğini duyuyorsam, gidenle mi gelenle mi dostluk ettiğimi kestiremez hale geliyorsam bu ilişkinin "serüvenliliği" pek fazla gelmeye başlar.
Okur kitap arar ama, kitabın da okuru bulduğunu ben çok gördüm. Açıklanabilir bir şey söylemiyorum belki, ama "rastlantılar"ın çoğu, açıklayamadığımız için rastlantı görünmez mi?
Bana söylenme şansı olmayan övgü sözlerini, benim de başkalarına söylememek gibi bir huyum vardı. Güzel, yakışıklı, şık denemezdi bana. Benim hiçbir zaman böyle bir şansım olmamıştı. Bir çeşit ödeşme duygusuyla, ben de kimseyi böyle övmezdim. Zeki, elbette! Çocukluğumda bile en övülebilir özelliğim "akıllılığımdı". Sonraki yıllardaysa en fazla "hoş bir insan", denebilirdi benim için.