Bir psikoloğun, bir ruh çözümleyicisinin herkesten daha fazla ihtiyacı vardır sertliğe.Yoksa içi yalnızca acımayla dolar.Öğrencisi ise sığ sularda boğulur.
“Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu veya kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür; bizi ayıran küçücük bir köprü vardır, hepsi o kadar. Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam: Bu köprüyü geçip bana gelir misin ? İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin; sorumu tekrarlarsam öylece suskun kalırsın. O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer; bizi ayıran ve bizi yabancılaştıran duvarlar örülüverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız. Ama o küçücük köprüyü düşündüğümüzde, sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur ve şaşar kalırsın.”
''Belki de sevdiğiniz insanları düşünmektesiniz; ama daha derinlere inin. Sonunda, sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz. Siz, bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz. Siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil.''