SİKLOPENTANOPERHİDROFENANTREN

Hükümlerin Değişebilirliğine Dair
10/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2024 23:58
Selamun aleyküm İslam diğer bütün diğer gibi ahlaki ilkeleri ve buyrukları bulunan bir din ancak birçoğunun aksine 'müntesiplerini' inanmakla bırakmamış onlara bazı şeyleri hem kendileri için hem de toplumun maslahatı için yükümlülükler yüklemiştir. Üstelik bunu bireysel kılmamış toplumsal birçok konuda da yapmaya mecbur bırakmıştır. Hz Muhammed in bir kötülükle karşılaşıldığında müminlerin imkanlar dahilinde eliyle sonra diliyle düzeltmelerini ve tepki göstermelerini ona da gücü el vermiyorsa kalbiyle buğz etmelerini (ki bunu imanın en alt şubesi olarak tanımlıyor) ifade etmesi İslamın bireysel bir din değil toplumsal bir din olduğunun en net delillerindendir. Modern zaman insanının 'ben dinimi yaşayayım kendi içimde kim ne yapıyorsa yapsın onların pislikleri beni alakadar etmez, herkesin kendi tercihi' gibi sözlerinin İslamda yeri olmadığını görebiliriz. İslamda zorlama olmadığının arkasına sığınanlar meseleyi bütüncül bir perspektiften ele alınca aslında cımbızlama bir yol tuttuklarını görebilirsiniz. Meseleyi tarihsel olarak daha geniş bir perspektiften ele aldığımızda bu algının moderniteyle birlikte hayata dahil olduğunu fark ederiz. Modernitenin kiliseye karşı kazandığı zafer dini pratikleri de - daha doğrusu dinin topluma karşı olan pratikleri - ekarte etmiştir. Ancak biz de Hristiyanlıktaki gibi din-dünya ayrımı olmadığı gibi bireysellik - toplumsallık ayrımı da mevcut değil her şey bir bütün olarak ele alınır İslamda. O kadar tanım yapılmış İslama dair biri de 'bütünlük dini' denilse hiç de yanlış olmaz sanırım. Otto Yayınlarından çıkan Hüseyin Çelik beyefendinin bu değerli kitabı Hükmün Üzerine Bina edildiği Faktörler ve Ahkam ayetlerinin Genel Özellikleri isimli giriş bölümünden başlıyor. Burada yazar önce kısa bir fıkıh usülü altyapısı sunuyor okuyucuya.
Kur’an Ahkamının DeğişmesiProf. Dr. Hüseyin Çelik · Otto Yayınları · 20176 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·100 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2024 02:33
Dağınık bir haldeyim ve dağılıyorum ikide bir. Odaklanmayı, istikrarı engelliyor bulunduğum şartlar. Günahlar, planlar, pişmanlıklar, tevbeler iç içe giriyor bir yerden sonra. Biri tutsun elimden diyorum ya da tokat atsın ben onu şefkat tokadı bellerim. Bir kulağımdan giren öbüründen derhal çıkmakta. Şeytanlar iki kulağımın arasında tünel kazmakla meşgul bir haldeler. Babam haklısın ama azarlayıcı tonda oluyor senin söylediklerin bu yüzden kafam kabul etse de kalbim kabul etmiyor. Sen Hz Lokman ben de oğlun olsam ya bir süreliğine. Evet anne sen de haklısın ama fazla şefkatlisin bu kulaklara, tutup çekmen lazım biraz, öyle ağzından gül döken kelimelerin şeytanlarımı bir süreliğine teskin edebilir ancak. Hepsi bahane mi yoksa bunların. Ben bir çeşit kılıfını bulacağım muhtemelen. Ey akılları ve kulakları elinde tutan! Sen de olmasan kim değiştirebilir ki beni. Senden sana giden bir dinginlik nasip et bana. İnsan bazen dağınık bir haldeyken nasihat dinlemek ister. Nasihate kendisi giden elbette ondan daha fazla pay alır. Ben de nasihate ihtiyacım olduğunu hissettiğim bu zamanda Muhyiddin İbn Arabi nin bu kitabına denk geldim. Daha doğrusu beyin cerrahı bir asistan abinin hediyesiydi bana. İlk bahsettiğinde şaşırmıştım Muhyiddin İbn Arabi Diriliş yayınları ne alaka diye. Çevirisi rahmetli üstad Sezai Karakoç a mı ait bilmiyorum ama sadeleştiren Sezai Karakoç yazıyor kitabın kapağında. Hem Arapça hem Türkçesini içeriyor elimdeki baskısı ve az sayfadan oluştuğu için kendisini hemen okutuyor ben de fırsat bu fırsat diyip Berat gecesi okuyayım dedim. Aslında özgün çok bir şey yok içerisinde ama ihtiyacım varmış ki iyi geldi bana ve öyle hissettirdi. En basit ve önemli şeyleri dahi ara ara zikretmesi gerekiyormuş insanın. Muhyiddini Arabi nin o güzel üslubuyla bir daha
Genç Müslümana ÖğütlerMuhyiddin İbn Arabi · Diriliş Yayınları · 2023483 okunma
Emanet bilinci ve Sorgulama usülü
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2023 49. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2023 05:17
Bulutsuz bir yaz gecesiydi. Şehir ışıklarından mahrum kalan köyümde yıldızlar daha net bir şekilde seçiliyordu. Kendime birini seçebiliyordum bu yıldızlardan ve o en parlak olanı olurdu içlerinden. Köy pencerelerini bilenler bilir oldukça geniş olur duvarların kalınlığından dolayı. İşte pencere kenarına oturup kitap okumak gün içerisindeki köy işlerinin ardından yapılacak en güzel aktivitelerden biri olurdu. Yaşım 16 veyahut 17 idi. Bir elimde meal vardı bir elimde tefsir. Bir ordan okurdum bir ordan. Neden derdim sürekli neden böyle. Hikmet arama peşindeydim, hakikati ıskalamamak içindi tüm çabam. Bilmem kaç bin yıllık insanlık tarihinin tüm coğrafyalarına nüfuz edebilecek o hakikatin peşindeydim ben. Bulunduğum coğrafyanın bir getirisi olaraktan hakikatin yükü omuzlarımdaydı. Kendimi emaneti sırtlarken bulmuştum. Bunu ben seçmedim. Bana bir nimet olarak verildi. Yazarın hoş bir vecizesiyle "Yaşamı  seçmedik, maruz kaldık. Şaşkınız" dediği türden. Yükü sırtlamak elimde olmayan bir şeydi ama onu bırakmak elimdeydi. Sonuçlarına katlanacak kadar cesur muydum bilmiyordum. Bana nimet olarak verilen yükün hamalı değil hamili olmak istiyordum. Onu bir hamal gibi değil bir hamil (bebeğini 9 ay taşıyan anneye hamile dememiz bundan) gibi taşımak istiyordum. Sırtımda değil kucağımda taşımak istiyordum. Gerçekten kucaklamak istiyordum onu yük olarak görmek istemiyordum. Okuyordum bu yüzden. Napacağımı bilmiyordum başka çaresi var mı kestiremiyordum. Aklıma gelen sorular beynimin en ince kıvrımlarına kadar rahatsızlık yaratıyordu. Hangi yükü taşıyacağım benim elimde olmadığı gibi hangi devirde yaşadığım da benim elimde değildi. Bazı kelimelere sahiptim bazı düşüncelere. Dilim modern ve postmodern çağın zihnini yansıttığı için düşüncelerimi de esir almıştı bu bataklık. Hanif olmak
Muhtelif 1Altay Cem Meriç · İnsan Yayınları · 20251,904 okunma
Yakın Dünümüz, Bugünümüz ve Tefekkür Dünyamız
10/10
·138 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2023 14:09
Hepinize selam olsun Bugün bu derginin incelemesini yapmayı düşündüm. Dergi okuru olmak zor mesele biraz. Herkes okuyamıyor çünkü. Açıkçası ben de dergilerle pek hemhal biri değilimdir. Daha önce Ot dergisinin birkaç sayısını okumuştum mesela onlar dahi - bir ağırlığı olmamasına rağmen - baymıştı nedense bir yerden sonra. Dışarıdan çok güzel görünüyorlar ama nedense. Muhit, Hece, Dergah, Siyer vs vs birsürü sayabilirsiniz. Bunlara dışarıdan bir göz attığımda sizinle de illaki bir gün tanışacağım ve yıldızımı barıştıracağım diyordum. Yakın zamanda mükemmel kadrosuyla Teklif dergisi çıktı. İlk sayısından yetişip devamlı okuma fikri vardı kafamda ama nasip olmadı nedense. Bir de o ilk sayıya yetişmeliydim diye düşünüyorum. O ilk sayıya yetişebilseydim eğer devamı da gelirdi. Ortasından başlayınca yarım yamalak hissederdim nedense. Böyle garip takıntılarım var benim de. Ama Son Kıvılcım a yetiştim ilk sayısından. Şeytanın bacağını kırabildim ve bir derginin başından başlamak nasip oldu ve okuması da beklediğimden hızlı oldu (konunun ilgi çekiciliğinden olsa gerek). Her zaman yaptığım gibi mevzuyu Hz Adem e kadar götürmeden edemedim. Biraz da dergiye değinelim o halde. İsmini Necip Fazıl ın bir yazısından alan dergimizin editörlüğünü benim de sitede uzun zamandır takip ettiğim Fatih Tekin abi üstleniyor. Çok başarılı bir işin üstesinden geldiğini düşündüğümden ve böyle kıymetli yazıları bir araya topladığından ötürü kendisine teşekkürü borç bilir başarılarının devamını dilerim. Modern ve Postmodern Hal adıyla yayınlanan dergi isminden de anlayacağımız üzere Modernizm ve Postmodernizm üzerine yazılan yazılardan oluşuyor. Günümüz insanının özellikle kendini Müslüman olarak tanımlayan bizlerin en çok üzerinde durması gereken meselelerden birini işliyor yazarlarımız.
Son Kıvılcım - Sayı 1 (Mart-Nisan 2023)Son Kıvılcım Dergisi · Son Kıvılcım Dergisi Yayınları · 202314 okunma
Ölümünüz ne kadar modern?
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2023 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2023 18:23
Herkese hayırlı ramazanlar Fatma Barbarosoğlu öteden beri alıntıları dikkatimi çeken bir yazar. Hani okumadan sevdiğiniz yazarlar oldu mu sizin de bilmiyorum ama Fatma hoca ve Cihan Aktaş hoca okumadan sevdiğim yazarlardan oldu nedense. Böyle kadın yazarlarımız da var kalemi sağlam ve sosyolojiye hakim diyebiliyorum (daha kitaplarını okumadan). Kütüphanede geçerken denk geliyorum her ikisinin de kitaplarına ama bir türlü okumak nasip olmadı işte. Bu yıl kitap fuarında dolanırken denk geldim tekrardan Fatma hanıma ve tamam bu sefer alacağım dedim ve aldım kitabını hemen yanı başında da Chul Han ın kitabı, birinin kitabı Ölüme dair diğerinin Güzel e dair. Hoş bir kombinasyon olduğunu düşünüp hemen alıverdim fiyatlarını görmezden gelerekten. Bu incelemeyi yazmaya sevk eden şey ne idi beni bilmiyorum. Ölüm hakkında konuşabilir miydim, fazla cüretkarca olurdu bu. Sen değil miydin sürekli gülen ve başkalarının yüzünde tebessümler oluşturmak için çaba sarf eden. Hatta yaşamın o çamurunda domuz edasıyla oynayan. Söyle sen mi bahsedeceksin Nebi aleyhiselamın 'lezzetleri yok eden' diye tarif ettiği kavramdan. Şu an yazdıkların inceleme kategorisine bile girmiyor muhtemelen boşver neyi düzgün yapabildin ki zaten. Daha konuya bile giriş yapamıyorsun ki , konuşmak bu kadar zor olmamalı en zor konu hakkında. Dönüp ders alırım belki yazdıklarımdan belli mi olur. Nasılsınız görmeyeli, yeterince modernleşebildik mi, çağa ayak uydurabiliyor muyuz, yaşamımız yeterince modern olmuştur sanırım. Yaşama olgusunun modernleşmesi bir bütün haliyle kuşattı etrafımızı, dört bir köşemizi. Gah yavaş yavaş yaptı bunu gah göstererekten ama size sadece yaşamımızı değil ölümümüzü de ölüm algımızı da çepeçevre kuşattığını söylesem. Eyyyy modernite yaşadığım her saniye algılarımla oynayıp bir virüs
Aslında O ÖlmediFatma Barbarosoğlu · Profil Kitap · 202231 okunma