Herkese hayırlı ramazanlar
Fatma Barbarosoğlu öteden beri alıntıları dikkatimi çeken bir yazar. Hani okumadan sevdiğiniz yazarlar oldu mu sizin de bilmiyorum ama Fatma hoca ve Cihan Aktaş hoca okumadan sevdiğim yazarlardan oldu nedense. Böyle kadın yazarlarımız da var kalemi sağlam ve sosyolojiye hakim diyebiliyorum (daha kitaplarını okumadan). Kütüphanede geçerken denk geliyorum her ikisinin de kitaplarına ama bir türlü okumak nasip olmadı işte. Bu yıl kitap fuarında dolanırken denk geldim tekrardan Fatma hanıma ve tamam bu sefer alacağım dedim ve aldım kitabını hemen yanı başında da Chul Han ın kitabı, birinin kitabı Ölüme dair diğerinin Güzel e dair. Hoş bir kombinasyon olduğunu düşünüp hemen alıverdim fiyatlarını görmezden gelerekten.
Bu incelemeyi yazmaya sevk eden şey ne idi beni bilmiyorum. Ölüm hakkında konuşabilir miydim, fazla cüretkarca olurdu bu. Sen değil miydin sürekli gülen ve başkalarının yüzünde tebessümler oluşturmak için çaba sarf eden. Hatta yaşamın o çamurunda domuz edasıyla oynayan. Söyle sen mi bahsedeceksin Nebi aleyhiselamın 'lezzetleri yok eden' diye tarif ettiği kavramdan. Şu an yazdıkların inceleme kategorisine bile girmiyor muhtemelen boşver neyi düzgün yapabildin ki zaten. Daha konuya bile giriş yapamıyorsun ki , konuşmak bu kadar zor olmamalı en zor konu hakkında. Dönüp ders alırım belki yazdıklarımdan belli mi olur.
Nasılsınız görmeyeli, yeterince modernleşebildik mi, çağa ayak uydurabiliyor muyuz, yaşamımız yeterince modern olmuştur sanırım. Yaşama olgusunun modernleşmesi bir bütün haliyle kuşattı etrafımızı, dört bir köşemizi. Gah yavaş yavaş yaptı bunu gah göstererekten ama size sadece yaşamımızı değil ölümümüzü de ölüm algımızı da çepeçevre kuşattığını söylesem. Eyyyy modernite yaşadığım her saniye algılarımla oynayıp bir virüs