• Kitap her şeyi sindire sindire anlamamız için tekrar ede ede anlatmış. Bunun dışında eksiği yok. Sadece bu tekrarlar bazen sıkabiliyor. Ve bazı şeylerin nedeni açıklanırken yüzeysel kalması kafalarda soru işareti bırakabiliyor.
  • 1346'da Batı Avrupa'da köylüler Doğu Avrupa'da olduğundan daha fazla güce ve özerkliğe sahip oldukları için Kara Ölüm Batı Avrupa'da feodalizmin çözülmesine, Doğu Avrupa'da ise İkinci Serflik'e yol açtı. 14. yüzyılda Doğu ve Batı Avrupa ayrışmaya başladığından 17., 18. ve 19. yüzyılın ekonomik fırsatları da Avrupa'nın bu farklı bölümleri için tamamen farklı sonuçlar doğurdu.
    James A. Robinson
    Sayfa 107 - Doğan Kitap, 34. Baskı
  • Ekonomik büyüme, ancak ekonomik ayrıcalıklarını yitireceklerini sezen ekonomik kaybedenler ve siyasal güçlerinin azalacağından endişe eden siyasal kaybedenler tarafından engellenmezse yol alabilir.
    James A. Robinson
    Sayfa 86 - Doğan Kitap, 34. Baskı
  • İktisat hallolmuş siyasal problemleri kendine çalışma alanı olarak seçerek Sosyal Bilimlerin Kraliçesi ünvanını aldı.
    James A. Robinson
    Sayfa 70 - Doğan Kitap, 34. Baskı
  • Yazar; bazı ulusların zengin ve müreffeh iken, bazılarının neden fakirlik ve açlıkla mücadele ettiğini, ortaya örnek ve argümanlarını koyarak açıklamış. Genel olarak beni tatmin etti ve ufuk açıcı bir kitap olarak herkese okumasını tavsiye ederim. Bazı yorumlarda yer yer sıkıcı olduğu ve sürekli tekrara düşmüş olduğu belirtilmiş, kısmen de olsa katılmamak elde değil. Ama sürükleyici bir aşk romanı okumadığımızı göz önüne almalıyız.
  • Güç, zenginlik ve yoksulluğun kökenleri

    “Tarih, kaderden ibaret değildir!”

    Ulusların Düşüşü, tarih boyunca ulusların, özellikle de birbirine benzeyen ulusların ekonomik ve politik gelişmeleri arasında neden büyük farklılıklar olduğuna dair bir tartışma yürütüyor. Yazarlar kısaca “Neden bazı ülkeler zenginken bazıları yoksuldur?” şeklinde bir soru ortaya atıp, köleci toplumlar, feodalizm, sömürgecilik, kapitalizm ve sosyalizm uygulamaları arasında
    ilginç ve çok öğretici bir yolculuğa çıkıyorlar.

    Sömürgeler, koloniler, devrimler ve kurtuluş hareketlerinin gölgesi, günümüze nasıl düşüyor…

    Sanayi Devrimi, neden Moldovya’da değil de İngiltere’de başladı…

    Kara Ölüm denilen Veba, kralları, lordları, serfleri nasıl etkiledi…

    Toplumların elitleri ile en alttakiler arasında değişen ve değişmeyen
    ilişki biçimleri hangileridir…

    Ulusların Düşüşü, dünyaya bakışınızı ve kavrayışınızı değiştirecek.

    Bazı ulusların neden zengin, bazılarının ise neden fakir kaldığını entelektüel bakış açısı ile inceleyen Ulusların Düşüşü kitabı, 2016 yılında Doğan Kitapçılık tarafından basılarak raflarda yerini alıyor. Bir değil iki tane yazarı olan kitapta, okuyucular her iki yazarın entelektüel düzeyde ulusların yükselmesini tartıştığına tanık oluyorlar. Birbirlerine benzer özellikleri olmalarına rağmen bazı ulusların güçlenerek ilerlemesi, bazılarının ise zayıflayarak gerilemelerinin nedenleri, salt sebep-sonuç ilişkisi üzerinden aktarılmıyor. Her iki yazar da hem tarihi hem de sosyolojik açıdan kapitalizm, sosyalizm, emperyalizm ve feodalizm gibi "-izm'leri" tartışmaya açarak çarpıcı örneklerle okuyucuların olaylarla bağlantı kurmasını sağlıyor.

    Her ikisi de alanlarında önemli akademisyenler olan Daron Acemoğlu ve Jared Diamond, kitapta insanlık tarihine kısa bir bakış atıyor. Emek-sermaye ve ekonomi-politika ilişkilerinin sıkça irdelendiği kitapta yazarlar kısa ve öz bir soru ile okuyucularının karşısına çıkıyorlar. Uluslar neden çökerler sorusunun cevabını ararken tarihin penceresinden bakarak birçok örneğe yer veriyorlar. Kitabın ana fikrinden ise tarihin kaderden ibaret olmadığı, her ulusun kendi kaderini kendisinin tayin ettiği sonucu çıkarılabiliyor. Toplam 496 sayfa olan kitapta yazarlar kendi tezlerini anlatmadan önce diğer teorileri irdeleyip, sebebin neden onlar olamayacağını açıklıyor. Daha sonra ise kendi cevaplarını, okuyucular ile paylaşıyorlar.

    Toplam 16 bölümden oluşan kitapta refah ve fakirliğin nedenleri araştırılıyor. Kitabın ilk bölümlerinde daha çok irdelenen diğer teoriler ile birlikte okuyucunun dünya tarihi ile ilgili bildikleri tazeleniyor. Feodal yapılardan sömürgeciliğe, kölelik sisteminden sosyalizme ve kapitalizmden emperyalizme kadar pek çok konuya atıfta bulunuluyor. Devrimler, isyanlar, kurtuluş hareketleri ve kolonicilik gibi pek çok tarihi dönüm noktasının da ele alındığı Ulusların Düşüşü kitabı okuyuculara dünya tarihi ile ilgili yepyeni bir kavrayış sunuyor. Kitabın ilerleyen bölümlerinde ise Acemoğlu ve Diamond kendi tezlerini açıklamak için ülkeleri "ezici" ve "kapsayıcı" olarak ikiye ayırıyorlar. Yaptıkları ayrımdan yola çıkarak, günümüzde ve geçmişte var olan ülkeleri sınıflandırarak sonuca varıyorlar. Ancak bu aşamada sanayi devrimi, sömürgecilik, emek-teknoloji ilişkisi ve daha nice konu ile ilgili farklı bakış açıları ile okuyucunun karşısına çıkıyorlar. Özellikle geçmişte kullanılan birçok metot ve yöntemin günümüz dünyasını açıklamakta yetersiz kalacağı savunulan kitapta, yeni ilişkiler yeni ekonomik yapılar ile birlikte çözümlenmeye çalışılıyor. Kesinlikle sıkmayan, akıcı bir dili olan kitap kurgusu ve bilgiyi sunuş biçimi ile keyifle okunuyor. Teorileri okurları sıkmadan örnekler ile anlatan Ulusların Düşüşü birçok dile çevrilerek okuyucuların ilgisinin nedenini kanıtlıyor.

    Dünyanın ilk 100 saygın entelektüel ismi arasında gösterilen Jared Diamond, aynı zamanda Pulitzer ödüllü "Tüfek, Mikrop ve Çelik" kitabının yazarı olarak da tanınıyor. Halen California Üniversitesi'nde coğrafya profesörü olarak eğitim veren Diamond, Harvard ve Cambridge üniversitelerinden dereceleri ile tanınıyor. Ana dalı fizyoloji olan yazarın coğrafya, antropoloji ve evrim biyolojisi diğer ilgi alanları arasında yer alıyor. 12 dil bilen Diamond'ın 5 adet kitabı daha kütüphane ve kitapçılarda yer alıyor.

    Kitabın bir diğer yazarı olan Daron Acemoğlu ise MIT'de ekonomi profesörü olarak kariyerine devam ediyor. Galatasaray Lisesi'nden mezun olduktan sonra eğitimine yurtdışında devam eden Acemoğlu, York Üniversitesi ve London School Of Economics dereceleri ile tanınıyor. Yazarın prestijli bilim dergilerinde yayınlanan makalelerinin yanı sıra kendi yazdığı 1 adet kitabı daha bulunuyor. TÜBA Bilim Ödülü (2006), John Bates Clark Madalyası (2005), John von Neumann Ödülü (2007) ve Erwin Plein Nemmers Ekonomi Ödülü (2012) kazandığı prestijli ödüller arasında yer alıyor.
  • Siyaset, bir toplumun kendini yönetecek kuralları seçtiği bir süreçtir. Siyasetin kurumları kuşatmış olmasının ise basit bir nedeni vardır; kapsayıcı kurumlar ülkenin ekonomik refahı için iyi olabilir fakat sömürücü kurumlar oluşturmak Kuzey Kore Komünist Partisi elitleri ya da sömürge Barbados’undaki şeker plantasyonu sahipleri gibi bazı insanlar ya da gruplar için daha kârlıdır. Kurumlar üzerine bir çatışma olduğunda sonuç siyaset oyununda hangi kişi ya da grupların kazandığına, kimin daha fazla destek bulabildiğine, ek kaynaklar elde ettiğine ve daha etkin ittifaklar kurduğuna bağlıdır. Kısaca, kimin kazanacağı, siyasal gücün toplumdaki dağılımıyla ilgilidir.