seldasemra ARAS

seldasemra ARAS
@umay
Talat Bey Bulgarlarla yaptığımız bazı haberleşmelerde bizzat bulundu ve bütün hezimetlere ve felaketlere şahit oldu.Geri dönüşünde askerlerimizin Bulgarların önünden nasıl kaçtıklarını anlatıyordu. Musa Kazım Efendi aldığı haberlerden pek mütesir oldu ve " Allah kahretsin! Bu adamlar Allah' tan da korkmuyorlar mı? Bu ne dinsizlik, ne imansızlık!..." demiştir. Talat Bey : Ah Efendi, Allah korkusu insanı cennete kadar götürebilir; fakat Sofya' ya gitmek için insanda başka bir iman olmalıdır!... demişti
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Meşrutiyetten sonra milli emeller şiddetlendi, propagandacılar her tarafa yayıldılar. Gazeteler, yerli yabancı sermayeler, kiliseler, dinler, imanlar, papazlar, metropolikler, patrikler, sefaretler... Bu uğurda çalıştılar. Yalnız biz Türkler hiç bir fikir ve mesleğe taraftar olmadık.
Avam takımı daha yüksek tabakayı dinsizlikle, din duyguları karşısında aldırışsızlıkla suçlamaya alışmıştı
Sen zalimsin!demeye cesaret edemeyen bir milletin dünyada hayat hakkının kalmadığını anlamak pek güç bir şey değildir. Zulüm ve istibdadın en utanılacak ve en iğrenç hallerine tahammül eden, daha doğrusu cehalet, ahlaksızlık, menfaat aşkı ile padişahın yoldan sapmalarına zemin hazırlayan bizler değil miydik? ...Abdülhamit, halkın ahlakını ürününden başka bir şey değildir. Biz onun asrında çekilen sıkıntıların, görülen kötülüklerin sebeplerini bu şekilde açıklayabiliriz
Şeyh Ebulvefa' nın"Kürt yattım Arap kalktım" dediği gibi yedi sekiz saat evvel padişahın haksızlık ve zulmü endişesiyle uykuya yatan bir halk, hürriyet ve meşrutiyet perver olarak yataklarından kalkmışlardı.