daha bitirməmiş olmakla beraber:
hiç beklemiyordum ya, gül yetiştiren adam deyince muallimlerden, üstadlardan gidecek kitap sandım. tabi sonra Sitare çıktı karşıma. ama ne Sitare! yunusun sitaresi gibi mi acaba diyecek oldum ki ağzımın payını verdi konuşmalar, sonu ne olur bakalım :)
Hep yanılıyorum Sitare
hakkında. Çünkü bir kadın olduğunu, özel anlamıyla kadın olduğunu hep unutuyorum çünkü. Fakat acaba
kabahat bütün bütün bende mi? Ya Sitare'nin davranı-
şı veriyorsa bu izlenimi?)
Her neyse., insan, demek, kendi tabiatına çok aykırı gelen şeylere de alışabiliyor, kapalı yerlere alışabilmesi gibi. Ama kapalı yerden kurtulmadıkça kapalı yere alıştığını fark edemiyor. Ama bir kez açık havaya ulaşınca, o kapalı odalarda, kapalı salonlarda nasıl bir cinnetti hayatını sürdürdüğünü, bu hayata nasıl olup da katlanabildiğini havsalası almıyor. İşte şimdi birden sarhoş gibi oluyorum. Açık havadır bu. Derinden derine sarsıyor insanı.
Bir şey yapmak istiyorum, onu yapıncaya yahut elde edinceye kadar deli divane oluyorum, ama yaptıktan sonra yapmamış olmak arasında bir fark kalmıyor, dedi.