1000Kitap Logosu
Ümit Özdağ bir projedir. Soylu ile yaptığı tartışma danışıklı dövüştür. Bir kaç popülist söylemin ardından esas görevi olan muhalefete saldırma işine başladı. Muhalefet de olduğunu iddia eden bir parti, muhalefete iktidardan daha fazla saldırıyorsa bilin ki o, iktidar ortağıdır
Suriyeli sığınmacıların gelişinden sonra Türkiye'de bir Suriye mafyası oluşmaya başlamıştır. İşsiz, eğitimsiz , umutsuz, Türk toplumu ile herhangi bir bağı olmayan ve kimlik krizi yaşayan, iç savaş depresyonu geçiren genç Suriyeliler için Suriye mafyası ideal bir iş alanı olacaktır. Suriyelilerin Türkiye'ye aidiyet duygusu yok.
Suriyeliler sadece mali harcamalara neden olmamakta, aynı zamanda Türk işçisinin elinden işlerini almaktadır. 7 milyon işsizin olduğu Türkiye'de Suriyeliler asgari ücretin altında çalışmayı kabul ederek Türk işçisinin işinden atılmasına veya iş bulamamasına neden olmaktadır. İşsizliğin çıldırttığı ve intihara sürüklediği gençlerimiz var. Genç öğretmen Merve Çavdar 25 yaşında bir genç öğretmen adayıydı. İşsizlikten intihar etti. Onun gibi 42 öğretmen adayı 2016/17 yıllarında hayatlarına işsizlikten ötürü son verdiler. Gençlerimiz işsizlik pençesinde kıvranırken...
Dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın Aralık 2017'de yaptığı açıklamaya göre bir Suriyelinin Türkiye'ye maliyeti 301,5 dolardır. 2011-2019 arasında kayıtlı Suriyeliler üzerinden hesaplandığı zaman harcanan rakam, 58 milyar dolardır. Bu dönemde Avrupa Birliği'nden gelen fon 6,6 milyar dolardır. Birleşmiş Milletlerden ise 3,8 milyar dolar destek gelmiştir. Özetle, Türkiye'nin bütçesinden 47,8 milyar dolar çıkmıştır. Suriyeli sığınmacıların kayıt dışı istihdamından dolayı Türkiye 8,5 milyar dolar vergi kaybına uğramıştır. Sonuç olarak Türkiye'nin kaybı, 47,8+8,5=56,3 milyar dolardır.
112 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Evet tavsiye ederim. Yazarın kim olduğuna veya siyasi görüşüne takılmaksızın bu kitabı okumanızı öneririm. Sığınmacıların ne amaçla getirildiklerini, şu an nelere mal olduklarını ve neye mal olacaklarını verilere dayalı bir şekilde anlatılmaktadır yazar tarafından. Özellikle de sığınmacılar yüzünden ekonomimizin nasıl bozulduğunu daha iyi anlayacaksınız. Türkiye'nin en büyük sorunu sığınmacılardır ve ülkemizden barış içinde göndermemiz gerekecektir.
Stratejik Göç Mühendisliği
Okuyacaklarıma Ekle
Türkiye'de Suriyeli nüfusu hızla artıyor. Suriyeli kadınların doğum oranları 5,3 gibi dünyadaki en yüksek oranlardan birisi. Türkiye'de hâlen küçük Avrupa ülkesi büyüklüğünde Suriyeli nüfusu var. 500 bin civarında çocuk Türkiye'de doğdu, doğmaya devam ediyor. İnanılması zor ancak Türkiye Cumhuriyeti, politikaları ile Suriyelilerin artışını âdeta teşvik ediyor. "Yabancılara Yönelik Sosyal Uyum Programı" kapsamında 18 yaşından küçük 3 ve daha fazla çocuğu olan ailelere ekonomik yardım yapılması Suriyelileri yardım için çocuk yapmaya sevk ediyor. Bu gidiş ile Suriyeliler ve diğer yabancı nüfuslar hızla artmaya devam edecek.
1071 sonrasında yaşanan bu üç büyük tehditten sonra Türk milletinin Anadolu'daki millî kimlik, kültür ve egemenliğine yönelik en büyük dördüncü tehdit, modern bir kavimler göçü şeklinde 2011-2019 arasında ülkemize gelen kayıtlı-kayıtsız 5,3 milyon Suriyeli sığınmacıdan kaynaklanmaktadır. Kavimler Göçü olarak adlandırılan olay, MS 4. yüzyılda Hun Türklerinin iklim değişikliği nedeni ile havaların soğuması, Avar ve Çin baskısı ile batıya doğru hareket ederek, önce Ostragotları sonra Alanları, Vizgotları ve nihayet Cermen kavimlerin Orta ve Batı Avrupa'ya Roma İmparatorluğu topraklarına itmeleri sürecidir. Kavimler Göçü ile Roma İmparatorluğu önce parçalanmış, Batı Roma çöküşe geçmiştir.
İstiklal Harbi, sadece Yunan ordusu ile Türk ordusu arasında bir çatışma değil, Türk milleti ile Hristiyan Batı arasında 1071'den beri devam eden hesaplaşmanın son hamlesidir. Onun için şair, “Rabb'im isterse, sular büklüm büklüm burulur, /Sırtına Sakarya'nın Türk tarihi vurulur” demektedir. Sakarya'da, Avrupa'nın tarihî kinini taşıyan Yunan ordusu, Mustafa Kemal'in şahsında Atilla'ya, Murat Hüdavendigar'a, Yıldırım Beyazıt'a, Kanuni'ye saldırmıştır. Sakarya'da Sırp Sındığı, Kosova, Niğbolu, Mohaç, Prut, Plevne zaferleri ve bir dizi de mağlubiyet vardır. Sakarya hepsinin toplu hesaplaşmasıdır.
1
...
1.182 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.