Sahabenin samimiyeti, bize iki hususu göstermektedir:
1. Kur'an tahrif edilseydi bu insanlar, uğrunda onca fedakârlıkta bulundukları bu Kitab'ın tahrifine asla sessiz kalmazlardı. Her ne pahasına olursa olsun orijinal metnin
güvenilirliğini sağlamaya çalışırlardı.
2. Kur'an'da, o güne ait açıkça anlaşılabilir bir bilgi hatası olsaydı bu insanlar Kur'an'daki o hatayı bulurlardı. Ve samimi bir şekilde bunca fedakârlığı yapmaları beklenmezdi.
Sahabelerle ilgili tüm bu söylediklerimiz ve sahabe samimiyeti üzerine aktardıklarımız bize yorum güvenilirliği sağlayacaktır.
Tahrif gibi bir iddia vehimle, çürük delille ortaya sürülemez. Bu iddiayı ortaya atan kişi, "Kur'an hangi dönemde tahrif edildi? Kim tarafından tahrif edildi? Bu tahrifle ilgili kayıtlar nelerdir? Tahrife itirazlar olmuş mudur? Olmamışsa, neden olmamış-tır? Olmuşsa, bu itirazlar nerede kaydedilmiştir? Tahrifçiden sonra gelenler ya da aynı dönemde uzak coğrafyalarda yaşayanlar tarafından, neden bu tahrife işaret edilmemiştir? İşaret edilmiş ise nerede kaydedilmiştir?.." gibi sorulara cevap vermeli ve bu cevaplarını delillendirmelidir. Aksi hâlde tahrif iddiaları, tarih yorumlamak değil, dizi senaryosu yazmak cinsinden bir iş olur.