Akhilleus bana bakıyordu. "Saçının şurası hiç yatmaz." Kulağımın tam arkasına dokundu. "Bunun ne kadar hoşuma gittiğini hiç söylemiş miydim sana?"
"Söylememiştin." dedim.
"Söylemeliydim."
"Onu yalnızca dokunarak, yalnızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefeslerinden, ayaklarının yere vuruşundan tanırdım. Ölmüş olsam bile, dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırıdım onu."