Dünyayı medyanın merceğinden gören insanların büyük kısmı çıkar grupları, güç odakları ve bunların nasıl hareket ettiğinden ziyade, kimin iyi kimin kötü olduğuna bakma eğilimindedir.
İyi alışkanlıklar tıpkı bir dili konuşmayı öğrenmek gibi, ilkeli bir şekilde tekrar tekrar düşünmekten, iyi düşünmeyse ilkelerin arkasındaki muhakemenin soruşturulmasından ediniliyor.
Bana göre hayat üç evreden oluşur. İlk evrede başkalarına bağımlıyızdır ve öğreniriz. İkinci evrede başkaları bize bağımlıdır ve çalışırız. Üçüncü ve son evredeyse, ne başkaları bize bağımlıdır ne biz çalışmak zorundayızdır; artık vakit, hayatın tadını çıkarma vaktidir.
Bana göre işin başındaki kişinin elde edebileceği en büyük başarı, başkalarını o olmadan da işleri tıkır tıkır yürütecek şekilde organize etmektir. Bunun bir basamak altı bütün işlerin kendi başına üstesinden gelebilmen, en alt basamaksa işleri kendi başına derme çatma yapmandır.