dağ yerlisi

Gönül dediğin bir dipsiz hazne, akılla kavramaya yeltendiğinde bitimsiz anaforuna kapılıp dengeni yitiriverdiğin karanlık bir yer.
Sayfa 54·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
...o günden sonra taşlarla ezdiğin böceklerden öğrendin ömrü. Ağacınkiyle, paslanan demirinkiyle, kelebeğinkiyle ömrünü kıyaslamaya başladığında bundan böyle yaşamak düpedüz durakalmaktı. Ölümsüzlük ilkel çağından kalma hasretindi senin.
Sayfa 43·Kitabı okudu
1000Kitap
Evreni çalınmış bir Tanrı'nın ağlayışıydı bu.
Sayfa 43·Kitabı okudu
1000Kitap
Salem'de Eliha
Dilini anlamadığı insanların arasında, sadece rüzgarı, öğle vakti çatlayan taşları ve yağmuru anlayabiliyordu.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Onun meşrebinde sevmek her süreci yapıtlaştıran bir yoğunlaşma haliydi. Bir varlığı aşkla sevmenin törenine kendini bulaştırmadan katılıyor, saçlarını okşarken ruhunu da okşuyordu. Sevilirsen her ne olursa olsun sırrının yere gelmeyeceğini doğaçtan biliyordu.
Sayfa 35·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam