"Dalgalar ayyuka çıksa ta ayyuka, ufku geçip parıltılı gök kubbenin sınırlarına değin ulaşsa, hatta oradan arşa taşsa, arştan sonrasına da yükselse, yine de o muazzam denizin üstünde kalır zevraki."
İçinde Z geçen bütün adlar mutlaka muamma arasında kalmış, bir yanı uyuşuk öbür yanı diri şeyleri anımsatıyordu sana. Z'nin değdiği her şey, buz, zaman, zehir, zan...hem zahiri hem de gizdi.
Başka bir zamanda eziyet görmüş bir kadının şimdiki zamana sarkan kurban bilincini ödünç alan, üzüntülü bir hikayenin başkahramanıydın. Kendini kendinle hırpalıyordun.