“Amma cadalozdun Florita; kırk bir yaşına basmış olmana rağmen hâlâ ani parlamalarını kontrol edemiyordun. Gerçi, özgürlüğünü elde etmeyi ve onu her kaybettiğinde yeniden kazanmayı da bu boyun eğmez yaradılışına, öfke galeyanlarına borçluydun.”
“ ‘Sevişmek’, içinde duyguların, yüreğin, arzuların ve içgüdülerin rol aldığı, sevenlerin ikisine de aynı zevki tattıran o zarif, tatlı ayin şairlerle romancıların icadıydı, yavan gerçeklikle örtüşmeyen bir hayaldi. Kadınla etkeğin arasında olan şey o değildi.”
“Aşkın nadir bulunan bir şey olduğu söylenir. Ben bundan çok emin değilim. Esas nadir bulunan, aşktan daha da çok arzuladığımız bir şeydir. Anlaşılmak. Eğer anlaşılmıyorsak, sevilmenin de bir anlamı kalmıyor. Böyle insanlar kendi zihinlerinde yarattıkları, sen olduğunu zannetikleri bir fikre aşık oluyorlar. Onlar aşka aşık. Kendi aşık hallerine. Ama ‘anlaşılmak’. Yalnızca o da değil, anlaşılmak ve anlaşıldıktan sonra kabul edilmek. Mühim olan bu.”