Yeni kitap.. Kırılmak, Susmak, Kendini Onarmak üzerine gecenin diliyle yazılmış metinler..
Bana öyle geliyor ki, kimi bungunluk ve mutsuzluk anlarında alnımızı yasladığımız bazı şiirler ve kitaplar gibi, bu yapıtta yer alan yazılar ve düşünce uçları da hiçbir şeye olmadığı kadar, son yıllarda anlamca eksilen hayatın enkazını kaldırmaya ve ışıklı korkuların tuzaklarını kapatmaya muktedir olan gececil zamanların zahmetli mesaisine kayıtlılar.. Çünkü bu kitaptaki metinler büyük ölçüde gecede ve gecenin diliyle yazıldılar. Dahası, zaman zaman dinmez bir yası andıran düşüncelerin ateşe verdiği kayıtlar, yaslandıkları sesler ve izlekler, değindikleri kimi olay ve durumlar bakımından hem gündüz vakti pürüzsüzlüğünün gölgeli vakitlerine hem de gecenin ikizi bir şafağa aitler. Ve yine sanki bir gündüz düşünden el almış gibi görünen bu yazılar, yaşamsal gaile karmaşasının hep birkaç adım ötesine düşen hazcı ve mutlulukçu önermelerle kolaycı umut arayışı çözeltisinin sığ ve birikimsiz kafalarda yol açtığı o tehditkâr berraklığı daha da bulandırmak için yazılmış gibiler..
An itibariyle artık müstakbel okurlarına emanetler, onların aydınlık gecelerine..
Hiçbir şey yokluğun izi kadar kalıcı değildir. Çığlığına gecikilmiş sevinçlerin yarattığı düş kırıklıkları da öyledir; eksilen şeylerin bilinçteki ağırlığıyla sarsılır insan böyle zamanlarda.
Öküzün A'sı kitabından tanıdığımız Barry Sanders'ten panoramik bir beşerî tarih okuması. İnsanlığın gelişimi ve yok oluş tarihi üzerine özlü bir anlatı.. Çok keyifli bir serüven, zihinsel bir şölendi..