• "Unutmayın ki, dünyada en korkunç şey, ümidini kaybetmektir."
  • Biz artık alışmıştık mahalleyi alt üst etmeye , çevre mahallelere uzanmaya  ufkumuz açıktı .
    Bir çocuk çetesi olarak kendi denizimizde yüzüyorduk .

    Bayramı da gerçekden bir bayram gibi geçirmiş
    Hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz .
    Komşulardan biri gelmiş kız hadi okul kayıtları başlamış götürelim çocukları
    İlk okula başlasınlar artık .
    Öyle ayak üstü yakalandık   Kimlikler alındı
    Çocuğu kapan okula kayıt yaptırmaya takıldı peşimize.  Hemen hemen hepimiz aynı yaşlardaydık  çete üyeleri olarak .
    Sırayla aileler çocuklarıyla müdür yardımcısı odasına gidip kayıt yaptırıyor .
    Bu arada soruyor kocan ne iş yapıyor , nerde oturuyorsunuz , adres ,  telefon  gibi kayıt  bilgileri kısacası .
    Kayıtlar yapıldı ilkokul 1.sınıf a
    Sınıfım.   1-B hayırlı olsun dediler  ,
    Alınacaklar listesi olacak okul başlayınca  alırsınız  acele etmeyin daha zaman var .

    Peş peşe kayıt yaptırdığımız için aynı sınıf a kayıt olmuştuk .

    Kimse başına geleceklerden habersiz bu durum da bizim daha çok hoşumuza gitmişti :)

    Okulun altını üstüne getirecektik biz bunun farkındayız ama ebevenylerimiz ve okul daki öğretmenler  bunu görememişti .

    Okul başlayana kadar biz futbol , misket ,taso ,saklambaç ,dereler ,ormanlar  bu şekilde devam ettik .

    Okul un ilk günü ,

    Terlikle gelenler mavi önlük  alanlar
    Sırtına çanta takanlar bir sürü. Farklı farklı giyim kuşam var .

    Bunların yanı sıra bizden büyük abiler ablalarda var üst sınıflarda  orta okulda dahil olmak üzere ,

    Zil çaldı İstiklal marşı,andımız okundu  bir sıra eşliğinde sınıflara gidiliyor sürü şeklinde

    Abiler ablalar yanımızdan geçerken bizle dalga geçiyorlardı. Kaçın kaçın pişman olursunuz diye gülüyorlardı
    Neler olacağını bilmediğimiz dönüşü olmayan bir yola girmiştik artık .
    1-B sınıfımıza girdik annelerimiz kiminin anne babası  okul bahçesinde  gruplaşmış sohbet ediyor  ilk günümüz olduğu için ..
    Sınıfta bütün sıralarda ikişer kişi oturduk bazı sıralar üçer kişi oturuyordu .

    Öğretmenimiz geldi , günaydın çocuklar
    Ben sizin sınıf öğretmeninizim

    Adım  soy adım diye kara tahtaya ismini yazdı

    Sonra bize şimdi  sizde sırayla adınızı,soyadınızı,nereliolduğunuzu,kaç kardeş ,baba mesleği ,anne mesleği  sırayla söyleyin  .
    Sen başla bakalım oğlum dedi
    Yarış başlamıştı 
    Ailesi
    Devlet memuru olanlar
    İşçi olanlar
    Ticaret yapanlar
    10 kardeş olan
    Tek çocuk olan
    Antalyalı
    Mardinli
    Trabzonlu
    İzmirli
    Ankaralı
    Ülkemizin dört bir yanından kültürler dolu bir mahallemiz vardı  .
    İlk zil çaldı ilk tenefüs e çıktık  koridorlar da izdiham var .
    Tuvaletlere koşanlar
    Su içmek için sıraya girenler Çeşme başlarında
    Kantin kuyruğu  simit ayran alanlar tost çikolata gazoz

    Biz annelerimiz yanında gittik ,
    Oy guzummmmm okulamı başlamış
    Öğretmenlerinizi güzel dinleyin sözlerinden çıkmayın cümleleri  kulaklarımıza sanki zorla sokuluyordu .

    Top koşturanlar
    Basketbol oynayanlar
    Kızlar seksek
    İp atlama
    Voleybol topuyla kısa pas

    O teneffüs zaman dilimini  öğrenciler bu şekilde geçiriyor .

    2.tenefüs bizde çete şeklinde geziniyoruz  kimler ne yapıyor diye
    Abilerimiz ablalarımız  bize örnek olacaklarya hani



    Kantin  bölgesinde uzun eşşek dedikleri oyun oynayan abiler var  orta okul okuyan abiler

    Çevresinde kızlar onları izliyor  atlamalara yorum yapıyorlar offffff öyle atladı
    Ooo çanak vurdu
    Peş peşe tek denirmi yaaaa saff mısınız diye

    Abiler bu arada amca gibi sakal traşı olan insanlar. Şimdilerdeki gibi baby Face değiller
    Bizde onlara uyduk boyumuza posumuza bakmadan
    Uzun eşşek oynamaya başladık
    Önce 3e 3 , bu sefer bizi gören çocuklar gelmeye başladı bizde oynayalım derken
    Bizim çetemize karşı bir gurup oldu
    Oynamaya başladık
    Yaş kuru tercihi yaptık biz kazandık
    Tosun gibi bir arkadaşımız yastık oldu
    Eşşek rolü olanlar eğildiler
    İşaret geldi ve atlamaya başladık
    Eşşek yıkıldı devrildi bidaha bidaha
    Onlar atladı biz eşşek olduk derken
    Zil çaldı .



    Sınıfımıza döndük öğretmen sınıfa girer girmez
    Uzun eşşek oynayanlar gelsin bakim tahtaya dedi

    Evet istediğimiz buydu bizim aksiyon ve macera  çıktı herkes
    Açın elleri açtık , 50cm büyüklüğünde bir ahşap cetvel ile çat pat küt  vurmuştu bize ,
    Şimdi geçin yerlerinize aman allahım ellerimiz birden kızarmış ve nasıl sızlıyor anlatamam sizlere offf  ellerimizi bacaklarımızın arasına soktuk resmen  öyle sızı dinsin diye bekliyoruz
    Gözlerinden yaş damlayalar ağlayanlar diğer öğrenciler bizi görüp korkmaya başlamıştı
    Ve öğretmenden bir söz , siz devam ederseniz bende devam ederim tercih sizin demişti .

    Biz oyun oynamıştık sadece bize verilen zamanı değerlendirmeye çalışmıştık .
    Futbol yada basketbol oynasakda aynısını yaşayacak mıydık  nebileyim kızlarla yakalamaç ,seksek garip bir durum vardı
    Ama o öğretmen bize savaş ilan etmişti
    Ve bu savaşı o başlatmıştı cezasını çekecekti
    Evet öğretmen olduğu için söz dinletmeye çalışacaktı cezalar verecekti  yetkili olduğu zaman dilimin de ama unutuyordu biz bir çeteydik bu ondan habersizdi .

    Belki bize normal bir şekilde konuşarak uzun eşşek oynamanın zararlarını  anlatmış olsa ve bizi farklı oyunlara yönlendirse öğretmen olduğu için yönlenecektik .
    Ama o sözleriyle eğitmek yerine fiziki olarak savaşmayı tercih etmişti .

    İlk günümüz öğretmenimize kin ile devam etti bitti evlerimize döndük  ben annem e birşey söylemedim söylesem de muhtemelen yaramazlıkları bildiği için öğretmene hak verecekti olsun öyle bilsin yada bilmesin .



    Eğitimci olan yada olacak lar A naçizane tavsiyem belki o küçük çocuklar ailelerinde bulamadıkları sevgiyi öğreticiliği sizde görecekler bunu unutmayın lütfen ..

    19.BÖLÜM  "ÖĞRETMENİN BAŞINA GELENLER VE GELECEKLER "
  • Şu anki durumunuz sizin çok değerli olduğunuzu anlamına gelmez ve unutmayın ki size çok sinirli, dar görüşlü, mantıksız gelen kişiler de çok değersiz sayılmazlar. Bu zavallılara acıyın. Onlara merhamet edin. Kendi kendinize, "Ben de onların yerinde olabilirdim. Allah'a şükür değilim!" deyin.
    Dale Carnegie
    Sayfa 217 - Kitapta Allah değil Tanrı kelimesi kullanılmıştır.
  • Kübra
    Kübra Ikigai - Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı'ı inceledi.
    176 syf.
    ·Puan vermedi
    İkigai, japonların uzun ve mutlu yaşam sırrı kitabı bir süredir okumak istediğim bir kitaptı. Severek okudum kitabı. Kitapta uzun yaşamanın sırrı olarak ikigai: hayat amacı edinmeden bahsedilmektedir. Bunun yanında beslenme, egzersiz ve güçlü sosyal bağlar oluşturmaya da değinilmektedir. İkigai insanın içindeki derinliklerde saklı ve onu bulmak sabırlı bi arayış gerektirmektedir. Stresi azaltmadan,aktif bir yaşam sürmeden, duyguları kabul edip onları kontrol altına almaktan bahsediliyor kitapta. Günlük hayattaki eylemlerimizde akışa kapılmak iyi bir durumdur. Büyük bir hedefle karşı karşıya kaldığınızda onu parçalara ayırıp tek tek üstüne gitmeyi deneyin der. Günlük geleneklerden zevk alın. Beden ve beyni meşgul edin. Mululuğun sonuçta değil süreçte olduğunu unutmayın.
  • Oblomov birden parladı:
    - Hayır, hiç de değil! Hırsızı, düşmüş kadını, aldatılmış bir budalayı anlatın, anlatın ama insanı da unutmayın. Sizin için insan diye bir şey yok mu? Yalnız kafanızla yazmak istiyorsunuz. Düşünmek için kalpsiz olmak gerekir, sanıyorsunuz. Hayır, düşünmeyi besleyen sevgidir. Düşen adama el uzatın, mahvolan bir adamın haline ağlayın, onunla alay etmeyin. Sevin onu! Onda kendinizi görün ve ona kendinizmiş gibi bakın.
  • 724 syf.
    ·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Bir çok kisinin yarım bırakmalarına rağmen ben tek seferde okuyup bitireceğim dediğim ve günlük okuma planlarıyla 15 günde okuduğum kitap.Ölüm her an hayatımızda var ve bu süreç içerisinde çokta derin derin düşünüp hayatın akışında kendimizi bunaltmamalıyız.Düşünmemek ,çok okuyamamak belkide en iyisidir. Hayatın bu ne denli farkında olmak aslında yaşayamamaktır.Bırakın siz yaşayın,her günün değerini bilin ama tutunamayanlar kesiminin de varlığını unutmayın.

    "Biliyor musun Olric,benim bir çok dostum var.Biliyorum efendim.Hepsinin sırtınızda izi var."
    "Düşünce:kara.El:yatkın.Zehir:gerektiği gibi.Zaman:uygun.Tam mevsimi;gören yok.Ey tabancalı adam!Bitir işini."
  • Buri size kızdığında söylediklerini sakin unutmayın.