Bu devrin insanı beş duyusunun üstüne yıktı kendine bir gerçeklik inşa etme yükünü. Varlığını bildiği ve sezdiği halde, beş duyunun kavrayamadığı şeyleri "bilinmez" diye yaftalayıp öteledi. Şimdi dünyada sınırları beş duyunun menzilinin ötesine taşan bir şeyler meydana geldiğinde şaşırıp kalmamız, yaşananları anlamlandırmamız, olan biteni kendi içimizde bir izaha kavuşturmamız bu yüzden. Ve yine bu yüzden; bütün küçük bilinmezleri bir büyük bilinmezin çuvalına doldurup geçmeye çalışıyoruz: Kıyamet!
-Gökhan Özcan -