yok, o kadar ileri gidemeyiz. doğrusunu söylemek gerekirse tanrı’dan biraz korkuyoruz, yukarıda bir yerlerde olabilir diye.
“o bir kadın, Tavşan. o bir tanrıça, eğer varsa.”
yere düştüm. yere düşüyordum. düşüyordum. hala düşüyordum. kan ve kafatasıyla kaplı yeryüzüne düşüşüm çok uzun sürdü. arka planda bana o çok tanıdık gelen parça hala çalıyordu, on yedi yaşındaki kalbimin çok iyi tanıdığı ancak hatırlayamadığım o şarkının adını sonunda hatırladım, “Slave to Love.”