Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü yüzü yassıca bir adam dükkandan içeri girmişti. Sözü dolandırmadan sadede gelmiş, günden güne bedeninde çağlayan nefret hissini takatuka yapma imkanının olup olmadığını sormuştu. Uzun zamandan bu yana takatuka sözcüğünü kullanan bir insancığa rastlamadığım için tebessüm etmiştim. Ne yazık ki serbest pazarda nefret hissine olan talebin yok denecek kadar az olduğunu, bu yüzden his takasını gerçekleştiremeyeceğimizi iletmiştim. Olumsuz cevabımı duyan adamın yüzünü yüzde kırk iki hışım, yüzde elli sekiz hayal kırıklığından meydana gelen alacalı bir ifade kaplamıştı. Hayatın arz ve talep olmak üzere iki cendereden ibaret olduğunu bilmeyenlerdendi. Pistonlardan biri kader, diğeri nefis. Hakikat ile tuluat hiç durmadan iki piston arasında gider ve gelir.