Suphi'nin bütün emeli sevgili eşinin isteklerine tutsak gibi bağlılık göstermek, en küçük bir gülücüğüne ulaşma erme uğrunda bütün isteklerini ezip çiğnemekten ibaretti.
Hırçın kız sevgiyi yalnızca kitap sayfalarınsa görmüştü. Gerçek aşk hakkında tam bir bilgisi bulunmadığı için, içine girmek üzere olduğu âlemin coğrafik ve topografik durumu, özellikle iç yapı oluşumundan haberdar değildi.
Kızın mutluluğunu da isteyişi herhalde onu sevişten ibaret demekti. O halde Zehra'yı sevmiş miydi? Bu sonucun doğruluğuna hâlâ inanmak istemiyordu. Ne mecburiyetle, ne yüzden, hele ne hakla sevebilirdi?