Ey Meçhul sevdiğim, biliyorum ki, bir tânesin ve ben ancak seni sevebilirim. Sana henüz rastlamadım. Fakat sen varsın, yaşıyorsun. Belki uzak, belki yakın yerdesin. Seni arzu ile, hasretle bekliyorum.
Narlar açınca gel.
Fâni insanın mülkünde beka aranır mı? Bilirdim ki insan malını, canını, canânını hattâ nâmus ve şerefini her an için kaybedebilir ve rûhen hazırlıklı bulunmalıdır.
Ey kalbî hicrân’ı bilen, ey uykusuz gecelere âşînâ, günlerce dünyaya bîgâne, yalnız hayâle kanını canını vakfetmiş olan kâri! Yeter ki sen beni anlayasın.