Kitaptan çok sevdiğim bir alıntıyı paylaşıyorum, zira ben bu denli anlatamam bu kitabın önemini, toplum olarak gençlerimiz olarak kaygan bir zemindeyiz, tarihimiz ve kültürümüz bu zeminin üzerinde, bugun ya baban nasıl düşünüyorsa öyle düşünüyorsun ya da babana tam ters, özellikle Türk toplumunun yapısına uymayan birtakım ideolojilerin avukatlığını yapanlar aslında asil bir tarih ve kültürü yok saymaktadır, savunucusu oldukları o kültürler tarafından da zaten hoş görülmemektedirler. Ne pahasına? Dini 'ben bilimi savunurum abi' diyeceğiz diye öyle bir eleştiriyoruz ki insanların inançlarıyla dalga geçiyoruz, ve de bunu farketmiyoruz bile, niye? Çünkü artık filmlerde gördüğümüz bilimin peşinde koşan modern insan o şekilde. Kapitalizm diye bişey var demi, dine gerek yok. İnsanlar inançla ilgili nasıl bu kadar keskin konuşabiliyor anlamıyorum bende mi bir sorun var? benim de git gellerim oluyor, ama sanki kimisi ölmüş de 'öbür taraf' diye bir şeyin olmadığını görmüş gibi konuşuyor abi öldün mü hiç nerden biliyosun hiç düşünüyomusun herşeyin doğru olabileceğini? ben anlam veremiyorum. Eskiden ne dünya heveslisiydim,çocugum olsa direk Roberte yada Galatasaraya gönderecektim bi de bi sürü paralar vererek nolucaktı benim zeki yavrum, kendi kültürüne yabancı bir genç. en son istediğim şey. eninde sonunda herşey bitecek, herşey gün gibi aydınlanacak sanırım o zaman göreceğiz ama hayatınızı böyle büyük bir risk alıp inanç konularıyla nasıl dalga geçebiliyorsunuz?
Neyse bahsettiğim alıntı buydu. Buyrun.
''Çağdaş mı olacağız yoksa Avrupalılaşacak mıyız? Daha başka bir deyişle: Zamanın ilim ve fenninde Batı ile eşit müesseseler, sanayiler, teşkilatlar kurmaya mı talibiz? Yoksa usul ve üslubumuzdan, iman ve törelerimizden bütünüyle vazgeçip Avrupalılar gibi olmak mı istiyoruz?
İşte