Ahmet Kabaklı

Ahmet Kabaklı

YazarÇevirmen
7.9/10
66 Kişi
·
212
Okunma
·
27
Beğeni
·
2.222
Gösterim
Adı:
Ahmet Kabaklı
Unvan:
Yazar
Doğum:
Harput, 1924
Ölüm:
2001
1924 yılında Harput'ta doğdu. 1931 yılında Elazığ Numune mektebine girdi,ilk ve orta öğrenimini tamamladı.
Elazığ Lisesi'nden 1944 yılında mezun oldu ve Edebiyat Fakültesine kayıt yaptırdı.
20 Kasım 1946 tarihinde "Yunus Emre mi Yalan Söylüyor, Gölpınarlı mı? " başlıklı yazısının Son Saat Gazetesinde yayınlanması ile yazı hayatı başladı. "Hareket" Dergisinde "Ayın Hercümerci" başlığı ile yazılar yazmaya devam etti. 1948 yılında İstanbul Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümünü bitirdi ve Diyarbakır'da öğretmenlik hayatına başladı, 2 yıl öğretmenlik yaptı ve aynı zamanda "Karacadağ" dergisini yönetti.
Askerliğini yapmak üzere görevinden ayrılıp Manisa'ya gitti; askerlik görevini tamamladıktan sonra 1951 yılında Aydın Ticaret Lisesi'nde yeni öğretmenlik görevine başladı. Aynı lisede öğretmenlik yapan arkadaşı Meşkure Hanım ile 1952 yılında evlendi. 1955 yılında Ankara Hukuk Fakültesine kayıt oldu.

1956 yılında Tercüman Gazetesi'nin düzenlediği fıkra yarışmasında "Üniversitede Münazaralar" yazısı birinci seçildi. Eğitim stajını yapmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir yıllığına Paris'e gönderildi. Yazılarına "Uzaktan uzağa", "Paris'ten Paris notları", "Paris Mektupları" başlıkları altında Paris'ten devam etti.
1958 yılında Türkiye'ye dönünce İstanbul Çapa Eğitim Enstitüsüne öğretmen olarak atandı. İstanbul Hukuk Fakültesindeki eğitimini 1959 yılında tamamlayıp 1961 yılında İstanbul Barosu Avukatlarına katılarak kısa bir süre avukatlık yaptı.
1961 yılında Tercüman Gazetesinde "Gün Işığında" adlı köşesinde yazmaya başladı. Çapa Eğitim Ensitüsünde 1969 yılına kadar öğretmenlik yaptıktan sonra İstanbul Yüksek Öğretmen Okulunda öğretim görevlisi olarak çalışmaya devam etti. 1974 yılında emekli oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nda edebiyat dersleri verdi.
1978 yılında Meşkure Kabaklı, Rıfat İzzet Çokum, Sevinç Çokum, İskender Öksüz,Cahit Dodanlı Emine Işınsu Öksüz, Tahir Kutsi Makal, Süha Burçkin, İrfan Atagün, Halis Akaydın, İsmail Gerçeksöz ile beraber Türk Edebiyatı Vakfı 'nı kurdu ve ölünceye dek başkanlığını yaptı.
"Gün Işığında" köşesine 1991 yılından itibaren Türkiye Gazetesi'nde devam etti.
1995 yılından itibaren Türk Dil Kurumu asil üyeliğini görevini de sürdürdü.
14 Aralık 1996 tarihinde Aydınlar Ocağı ve 55 gönüllü kuruluşun desteği ile düzenlenen törende, Atatürk Kültür Merkezi'nde kendisine "Şeyhülmuharririn" unvanı verildi.
17 Kasım 2000 tarihinde geçirdiği kalp rahatsızlığı sonucu hastanede tedavi görmeye başladı, 23 Aralık 2000 tarihinde hayat arkadaşı Meşkure Kabaklı'nın vefatinden 47 gün sonra 8 Şubat 2001 tarihinde vefat etti.
Eserleri
Kültür Emperyalizmi , Müslüman Türkiye , Mehmet Akif , Yunus Emre , Mevlana , Ejderha Taşı , Ecurufya , Sohbetler 1-2 , Temellerin Duruşması 1-2 , Güneydoğu Yakından , Şiir İncelemeleri , Doğudan Doğuş , Sultanü ş Şuara Necip Fazıl , Şair i Cihan Nedim , Türk Edebiyatı 1-2-3-4-5 (5 Ciltlik en önemli eseri
Var mı Allah’tan yukarı, kabirden aşağı? Toparlan ruhum gidiyoruz sen yukarı, ben aşağı…
Dilberün işi itâb u nâz olur
Ceşmi câdu, gamzesi gammâz olur
İy gönül sabr it tahammül kıl ana
Yâra irişmek işi az az olur
Ahmet Kabaklı
Sayfa 33 - Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları - Kadı Burhaneddin (14. yy)
-iyi ama damda deve arandığını kim gormüştür?
......
-Peki öyleyse sultanım... Tahtı üzeride oturup saltanat sürerken Allah'ı arayan adamın, Allah'ı buldugunu kim görmüştür?
Türklüğün şerefine leke süren onlar değil... Bu vatanı keyfi için satanlar ,karaborsa ve kara çalım yapanlardır.
Ahmet Kabaklı
Sayfa 58 - Türk edebiyat vakfı yayınları
- Heyhat! demiş heyhat. "Zülfü perişan" dedikleri şeyin "saçının kılı" olduğunu neden sonra öğrendim.

Hayır, ben bu gerçeğe inanmak istemiyorum. Yetiş büyük şairim, kerem eyle:

Tahayyülümde vatan, kalsın eski haliyle.
Ahmet Kabaklı
Sayfa 45 - Türk edebiyat vakfı yayınları
Yanlış hayâl ile vatanun terk eden kişi
Ne türlü kim cefâ görür ise cezâsıdır.
Ahmet Kabaklı
Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları - Ahmedî (14. yy)
İstanbul, yakın zamana kadar, yalnız imparatorluk Türkiye'si halkının değil, bütün cihanın imrencesi, yabancılara "kompleks" veren, dünyada adını duyanın gözlerini parlatan bir şehirdir.
Ahmet Kabaklı
Sayfa 13 - Türk edebiyatı vakfı yayınları
"Büyük nurdan bir çizgi bu: Kaynağını Hazreti Muhammed Mustafa' dan , yönünü azametli Kuran ' dan alıyor. "
215 syf.
·41 günde·Beğendi·10/10
Eskiden insanlar dinine çok bağlıymış günümüzde ise eskisi kadar değil.Adalet,eşitlik,huzur kavramları günümüzde çok etkin değil.Ama en büyük şey Allah'ın adaletidir.Şüphesiz Allah herşeyi gören ve bilendir.
418 syf.
Ders kitaplarında okuduğumuz, savaşları, inkılapları,kanunları ezberledigimiz klasik tarihten çok daha farklı objektif ve belgelere dayanan bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Kitapta milli mücadele döneminden itibaren yaşanan değişimler adım adım anlatılmış. O dönemde yazılmış kitaplardan da alıntılarla,hatıralarla dönemi gözümüzde canlandırma imkanı sunulmuş. Büyük emekler sarf edilerek 3 yılda yazılmış bu kitabı okuduktan sonra geçmişten geleceğe neler yaşandığı hakkında belli fikirler edindim ve daha çok okumam ve araştırmam gerektiğini fark ettim. Şeyh Edebali'nin de dediği gibi "Geçmişini bilmeyen geleceğini bilemez."


Kitaptan alıntı:

"Art arda gelen ve birbirlerinin temeli olan Selçuklu-Osmanlı-Cumhuriyet dönemlerinin, aynı millet tarafından,Islami-milli öze dayanarak,aynı maddi manevi temeller üzerinde kurulmuştur.

Selçuklu'da Osmanlı'da Cumhuriyet'te ne zaman bu temellerden uzaklaştıksa,devlet ve milletimiz yozlaşmış; halkla devletin arası açılmış, büyük sıkıntılar olmuştur. Son olarak Cumhuriyet'in Milli Mücadele içinde kuruluşu da sağlam Türk-İslam-Hürriyet-Fazilet temellerine dayalı olduğu halde Cumhuriyet'in ilanından sonra, Misak-ı Milli gibi bu temellerden de ayrılma başlamıştır.

Sebebi;Tanzimat'tan beri içine düşürüldüğümüz kültür buhranı, bu buhranın, üç devir (Tanzimat-Meşrutiyet-İlk Cumhuriyet) aydınlarında doğurduğu inanç bunalımıdır. O aydınlar Bati'ya özenerek, öz kültürümüzden kopmayı marifet bilmişlerdir."
407 syf.
·11 günde·4/10
Tavsiye üzerine okuduğum bir kitap. Farklı bakış açılarını içinde barındırıyor. Biraz savunmacı ve koruyucu yaklaştığını söyleyebilirim. 20-40 yılları arasında hatalar olduğunu söylüyor. Fakat bu hataları ya ittihat terakkinin sonucu olarak görüyor, ya da hataları ismet inönüye havale ediyor. Sanırım kitabın yazıldığı 1989 yıl ancak buna müsait idi. Şu da bir gerçek ki padişahlar şu an kanunlarla korunmuyor.
232 syf.
·Beğendi·9/10
Kültürümüzün, gelenek ve göreneklerimiz, günlük yaşantımızın kısaca 'benliğimizin' nasıl yavaş yavaş yok eldiğini gün yüzüne çıkaran mutlaka okunması gereken kitaplardan. Kişide büyük bir farkındalık uyandırıyor. Her bölümünde daha da kendine çekiyor kitap. Başlanıldığı zaman elden bırakılmıyor. Her bireyin okuması ve okutması gereken yüksek yararlı kitaplardan.
Ahmet Kabaklı'nın usta kaleminden yakın tarihe dair yazılabilecek en doğru ve en cüretkar (en azından kanunlar dahilinde) eserlerden biridir zannımca. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde, bir diğer ifadeyle kurtuluş savaşının yorgunluğu henüz devam ederken, yeni bir devlet ve düzen kurulması düşüncesiyle yapılan ve yaptırılan birçok şey muhtelif kaynaklardan ve yabancı görüşlerinden de istifade edilerek açıklanmış. Tabii kitabın esas konusu da bu faaliyetlerin kadim Türk-İslam geleneklerine ve bunca zaman tabir caizse "temel" kabul edilen değerlere karşı durumu. Yazar her hükmü kendisi vermiyor, okuru da düşündürüp kendi fikrini oluşturmasını teklif ediyor. Dolayısıyla yakın tarihe bir de "temeller" zaviyesinden bakmak isteyenler için tavsiye edebileceğim bir kitap.
418 syf.
Yakın dönem siyasi olaylara bir fikir ve dava insanın gözünden bakılabilecek güzel bir eser ve farklı bakış acıları farklı bir anlatım isteyene
232 syf.
·Puan vermedi
Ülkemizde kendi kültürünü aşağılama, yabancı kültür hayranlığı almış başını gidiyorken; her bir vatandaş keşke okusa diyorum . Yazar, istilanın, savaşın en ağırını yaşadığımızı söylüyor kii haklı da. Milli şuuru artık oluşturmak gerektiğini, kültürümüzün bizi ayakta tutacağını hatırlatıyor. Bazen dizelere yer verip anlatımı zenginlestirdigi bu kitaba başladınız mı elinizden birakmaniz zor.
418 syf.
·9/10
Cumhuriyet tarihini bir de Kabaklı Hoca'dan okuyun derim.
Herkesin kütüphanesinde mutlaka bulunması gereken bir eser...
418 syf.
·Beğendi·9/10
İstanbul Hukuk'ta öğrenciyim. Yakın tarih hakkında birbirine zıt fikirler kılıç kalkan oynuyor...Farklı, doğru, belgeye dayanan kitap ve yazar arayışı içerisindeyim... Temellerin Duruşması bu derde deva ender eserlerden... Bir Türk entelektüelin okuması gereken bir kitap...
418 syf.
Kitapta;Burası Türklerin vatanıdır.Burada dil,din, tarih,ve geleneğimize,parlak geleceğe dönük hür düşünce den başka hiçbir safsataya yer yoktur Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları nin öncülük ettiği ve aynı zamanda asker, din adamı, Aydın, esnaf, köylü halkımızın gayretiyle kazanılan millî mücadele mız bir mutluluk ve ülkü çağı bir feragat, fazilet ve hürriyet dönemi olarak ele alınmıştır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Kabaklı
Unvan:
Yazar
Doğum:
Harput, 1924
Ölüm:
2001
1924 yılında Harput'ta doğdu. 1931 yılında Elazığ Numune mektebine girdi,ilk ve orta öğrenimini tamamladı.
Elazığ Lisesi'nden 1944 yılında mezun oldu ve Edebiyat Fakültesine kayıt yaptırdı.
20 Kasım 1946 tarihinde "Yunus Emre mi Yalan Söylüyor, Gölpınarlı mı? " başlıklı yazısının Son Saat Gazetesinde yayınlanması ile yazı hayatı başladı. "Hareket" Dergisinde "Ayın Hercümerci" başlığı ile yazılar yazmaya devam etti. 1948 yılında İstanbul Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümünü bitirdi ve Diyarbakır'da öğretmenlik hayatına başladı, 2 yıl öğretmenlik yaptı ve aynı zamanda "Karacadağ" dergisini yönetti.
Askerliğini yapmak üzere görevinden ayrılıp Manisa'ya gitti; askerlik görevini tamamladıktan sonra 1951 yılında Aydın Ticaret Lisesi'nde yeni öğretmenlik görevine başladı. Aynı lisede öğretmenlik yapan arkadaşı Meşkure Hanım ile 1952 yılında evlendi. 1955 yılında Ankara Hukuk Fakültesine kayıt oldu.

1956 yılında Tercüman Gazetesi'nin düzenlediği fıkra yarışmasında "Üniversitede Münazaralar" yazısı birinci seçildi. Eğitim stajını yapmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir yıllığına Paris'e gönderildi. Yazılarına "Uzaktan uzağa", "Paris'ten Paris notları", "Paris Mektupları" başlıkları altında Paris'ten devam etti.
1958 yılında Türkiye'ye dönünce İstanbul Çapa Eğitim Enstitüsüne öğretmen olarak atandı. İstanbul Hukuk Fakültesindeki eğitimini 1959 yılında tamamlayıp 1961 yılında İstanbul Barosu Avukatlarına katılarak kısa bir süre avukatlık yaptı.
1961 yılında Tercüman Gazetesinde "Gün Işığında" adlı köşesinde yazmaya başladı. Çapa Eğitim Ensitüsünde 1969 yılına kadar öğretmenlik yaptıktan sonra İstanbul Yüksek Öğretmen Okulunda öğretim görevlisi olarak çalışmaya devam etti. 1974 yılında emekli oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nda edebiyat dersleri verdi.
1978 yılında Meşkure Kabaklı, Rıfat İzzet Çokum, Sevinç Çokum, İskender Öksüz,Cahit Dodanlı Emine Işınsu Öksüz, Tahir Kutsi Makal, Süha Burçkin, İrfan Atagün, Halis Akaydın, İsmail Gerçeksöz ile beraber Türk Edebiyatı Vakfı 'nı kurdu ve ölünceye dek başkanlığını yaptı.
"Gün Işığında" köşesine 1991 yılından itibaren Türkiye Gazetesi'nde devam etti.
1995 yılından itibaren Türk Dil Kurumu asil üyeliğini görevini de sürdürdü.
14 Aralık 1996 tarihinde Aydınlar Ocağı ve 55 gönüllü kuruluşun desteği ile düzenlenen törende, Atatürk Kültür Merkezi'nde kendisine "Şeyhülmuharririn" unvanı verildi.
17 Kasım 2000 tarihinde geçirdiği kalp rahatsızlığı sonucu hastanede tedavi görmeye başladı, 23 Aralık 2000 tarihinde hayat arkadaşı Meşkure Kabaklı'nın vefatinden 47 gün sonra 8 Şubat 2001 tarihinde vefat etti.
Eserleri
Kültür Emperyalizmi , Müslüman Türkiye , Mehmet Akif , Yunus Emre , Mevlana , Ejderha Taşı , Ecurufya , Sohbetler 1-2 , Temellerin Duruşması 1-2 , Güneydoğu Yakından , Şiir İncelemeleri , Doğudan Doğuş , Sultanü ş Şuara Necip Fazıl , Şair i Cihan Nedim , Türk Edebiyatı 1-2-3-4-5 (5 Ciltlik en önemli eseri

Yazar istatistikleri

  • 27 okur beğendi.
  • 212 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 185 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.