Taze bir gönlün, bir tazeye önce tutulup, ardından bağlanıp, sonrasında onda ifna olduğunu sanıp, en nihâyetinde hiçbir şey olmamışa döneceği zaman müddetince; dolaştırmıştım bu türküyü dilimde, ciğerimde, hasılı bütün zerrelerimde.
Merhabalar kitap dostlarım ️
Nevit Dilmen kaleminden Binbir Işık Noktası kitap yorumu ile geldim bu akşam. Okumayı zamana yaydım. Nedenini yorumu okurken anlayacaksınız. Bu kitap, çocukluğun masal dünyasına yetişkin aklıyla yeniden dokunmak gibi… İlk bakışta sadece bir masal kitabı gibi görünse de sayfalar ilerledikçe anlıyorsun ki aslında her hikâye; kalbe değen küçük bir ışık, insanın içindeki karanlık odalara yumuşak bir kandil yakıyor.
144 kısa masalın her biri bir yıldız tanesi gibi parlıyor. Sade bir dil, huzurlu bir atmosfer ve satır aralarına gizlenmiş değerler… Sevgi, sabır, dostluk, empati, iyilik… hepsi birer ışık noktası olup sana geri dönüyor. Yetişkin okur için düşünmeye, çocuk için hayal kurmaya alan açan o narin masal tonunu çok sevdim. Kızımla birlikte okuduk. Daha doğrusu o sayfaları yeme peşindeyken ben ona okumaya çalıştım
Bazı hikâyelerde çocukluğuma döndüm, bazı satırlarda içsesimle yüzleştim. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri ise masalların sadece eğlendirmek için değil, ruhu beslemek için yazılmış olması. Sanki her hikâye “yavaşla, hatırla, bak gökyüzü yine ışık dolu” diyor.
Bence bu kitap;
Masalların büyüsünü özleyen yetişkinlere,
Çocuklarıyla paylaşmak isteyen ebeveynlere,
İçini ısıtacak küçük mutluluklar arayan herkese çok iyi gelir.