Merhabalar kitap dostlarım ️ Uzuuun bir zamandır polisiye-gerilim kitabı okumuyorum diyordum ki bu kitap yardıma koştu !
Yazar , adalet ve vicdan arasında sıkışan karakterleri öyle gerçek anlatmış ki, kimi zaman onların acısını kendi içimde hissettim.
“Doğru olan her zaman kazanır mı?”
Bu soruyu defalarca sordurdu bana.
Cevabı ise çok net değil…
Kitabi okurken garip hir sıkışma hissettim. Çünkü yazar gerilim hissini yaşatmada dilini ustaca kullandı. Betimlemeleri ve olay örgüsünü anlatış üslubunu sevdim. Karakterlerin geçmişi, travmaları, sustukları şeyler… Hepsi bana insanların dışarıdan göründüğü gibi olmadığını, kimsenin yükünün hafif olmadığını hatırlattı. Yazar, suçun sadece bir eylem olmadığını; bazen yaşananların, bazen de susmanın bir ceza olduğunu gösterdi bana.
Son sayfalara gelirken kalbimde bir düğüm vardı.
Final beni hem üzdü hem de uzun süre düşündürdü.
Bazı gerçekler, kabul edilmese bile değişmiyor…
Roman, yalnızca bir suç hikâyesi değil; insanın karanlık yönüne, travmaların izlerine ve etik ikilemlere odaklanan güçlü bir anlatı. Özellikle final bölümü ahh sarsıcı ve düşündürücüydü..
Adalet dediğimiz şey kimin elinde şekillenir: toplumun mu, vicdanın mı? sorusunu sormadan edemedim.
Gerilim, psikolojik tahliller ve düşündürücü son severlere önerebileceğim bir kitap. ♡