Geri Bildirim
  • Bir dava ne kadar haksız olursa olsun onu haklı gösterecek bir yargıç bulunur: Ya her iddianın tam tersini savunma alışkanlığıyla ya yenilik, aykırılık hevesiyle ya da krala yaranmak isteğiyle.
  • İNCELEME DEĞİL YİNE YORUMLAMA ÇARŞAMBALICA

    Hiçbir Türk erkeği demesin ki "ben ne hovarda günler geçirdim be lisede ve üniversitede" ta kiiiiiiiiiiiiiii Bu kitabı okuyana dek.

    Ferhan Şensoy'u hemen hemen hepimiz biliriz. Oyunlarını izlemeyenler belki de çok azdır. Ben de bu kitabı imzalatmıştım "Ferhangi Şeyler" oyununda. Adam hala yakışıklı abi. Avrupa'da o kadar kızın kalbini çalması boşuna değil yani :))


    Gelelim kitaba.

    Yahu insan kitap okurken kahkahalara boğulur mu ya? Ciddiyim, okurken çoğu yerde yataktan düşme vaziyetine geldim. Üstelik okurken de onun üslubu ile okuyorsunuz gayrı ihtiyari. Bu da inanılmaz bir zevk veriyor. Aynı memleketten olmam hasebiyle kitapta geçen yöresel ağzı ve küfürleri severek okudum. Küfür etmek bir insana ancak bu kadar mı yakışır ve eğreti durmaz :))

    Kitap zaten sohbet havasında. Sanki karşıma oturmuş ta anlatıyor. O kadar samimi ve içten yazmış. Üstelik hiç bir olayı da atlamamış. İçinde bolca cinsel hayatından da bahsediyor ve bunları da utanma veya sıkılma duygusu olmadan aktarıyor. Zaten onu bilen bilir, tiyatro için baya baya soyunmuş, tabiri caiz ise anadan üryan olmuş :)

    Kitap Ferhan Şensoy'un çocukluğundan başlayıp, lise hayatı, daha sonra Fransa dönemi vs ile devam ediyor ve yurda dönüşü ile noktalanıyor.
    İnanılmaz eğlenceli ve macera dolu bir lise hayatı yaşıyor. Galatasaray Lisesi ve taksim haliyle. Düşününce çok şahane değil mi?

    Daha eğlenceli olan kısım ise Fransa ayağı. Tiyatro okulunda tiyatrolar sergiliyorlar. Hatta sokak tiyatrosu da yapıyorlar ve adı da "Nazım Hikmet Tiyatrosu". Farklı insanlarla kaynaşıyor, dünyaca ünlü tiyatrocuların asistanlığını yapıyor.

    İnanılmaz yetenekli ve girişimci birisi. Ülkemizdeki tiyatronun gelişimi için de fikirler üretiyor ve bunları uygulamak için yanıp tutuşuyor.

    Bazı bölümlerde de çok çok çok ince ayrıntılardan bahsediyor.

    Mesela, çok ünlü tuluat sanatçısı Ahmet Yekta'nın nasıl bu işe başladığı anısı. Ayrıca kendisi Ferhan Şensoy'un dayısı oluyor sanırım. Ufak bir araştırma ile bunu öğrendim.
    #28357903

    Bir diğer örnek ise Ergin Kolbek. O kim mi diyorsunuz? Buyrunuz.

    http://www.cumhuriyet.com.tr/...ittigi_yerde....html

    Okurken sık sık farklı isimlere ve olaylara atıfta bulunuyor Ferhan Şensoy. Ergin de bunlardan biri. Muhtemelen kimse bu ismi duymadı. Tıptı Ahmet Yekta gibi belki de.

    Türkiye'de mizaha ve tiyatroya olan büyük katkısı için Ferhan Şensoy'a teşekkür etmemiz gereklidir diye düşünüyorum. Hele hele de "Pardon" filmi için :)

    Pardon demişken;

    -Hemen cevap vermek zorunda değilsin Asuman.
    - Ben sözlüyüm.
    - Sözlü mü? Ne sözü? Kimle sözlüsün?
    - Kendisi subay.. Ben doğduğumda onlarla komşuymuşuz. O da benden üç ay önce doğmuş. Sonra annelerimiz bizi beşik kertmişler.
    - Salak karılar! Beşik kertme neymiş? Sen beşikte mi büyüdün?
    - Söz gelişi.. İşte.. Ne bileyim?
    - Kerttirtmeyin beşiğinizi! Komşuda biri doğdu diye senin onunla evlenmen gerekmez! Sapıklığın alemi yok! Evlenemezsin! Evlendirtmem! Seni benden başka kimseye yar etmem Asuman! Ayrıca ben kahvede “Asuman benimki!” demişim artık, ağızdan çıkmış bir laf var.
    - Evet ama, bizim de kesilmiş bir sözümüz var ortada.
    - O sözü keseni dilim dilim keserim ulan! Heeeeyyyt

    sssseee sseeee seee ssseeee :D

    Yazımı bitirirken kitabı çok sevdiğimi belirteyim. İçinde bol küfür ve cinsel olaylar ama asla rahatsızlık uyandıracak türde değil. Hayatın içinden olaylar olarak anlatılıyor. Yani sırf tema cinsel yaşamı değil anlayacağınız.

    Okumak isteyenlere şimdiden iyi okumalar diliyorum. Keyif alacağınızdan da eminim. son olarak adettendir bir şarkı iliştireyim.

    Turgut Uyar şiirine yapmış olduğu yorum ve ekleme:

    Ağustos yirmi iki, dediler ‘Ustan ölmüş’,
    Çok komiksin Azrail, Turgut Uyar ölür mü?
    https://www.youtube.com/watch?v=KsuAESsToZo

    Aşık Mahsuni'ye yazılmış şarkı:
    https://youtu.be/h-1aXlJQFe0

    Boris Vian ne dese beğenirsiniz? :D
    https://youtu.be/58mgXOwUd4k

    Para Olmasaaaaaaaaaaa
    https://youtu.be/lanrH_UbM28


    Ve finali de Ütopyalar Güzeldir ile yapalım :D
    https://youtu.be/3CWWWzVdlHY
  • "Gündesteyi tamamladık, verdik matbaaya. Akşam oldu gecedeste başladı." diyerek noktalıyor eserini Ferhan Şensoy. 7-8 sene önceydi bir dostum delicesine arıyordu bu kitabı. Basımı yok, sahaflarda bulunmuyor. Satanlar yüksek fiyatlar biçiyor. Ne yapıp ettim buldum, Ferhan Şensoy bende bile yok Gündeste demişti. O arkadaşla aramız bozuktu, şimdi yine iyiyiz. Çok fena bulaştırdı bana Ferhan'ı. Adam ne yaşamışsa öyle güzel anlatmış ki özenip yazası geliyor insanın. Biz Paris'te yaşamadık tabii, o yaşamış. Bir kadın sevmiş zengin, kendinden büyük. Ben başkalarının yalancısıyım öyle duydum. Tiyatrosuysa nefistir Ferhan'ın. Ceylan Ertem hani bir şarkı söylüyordu Ütopyalar Güzeldir diye. Heh işte onun sözleri de kime ait dersiniz? Gündesteyi kapatamıyor insan bitirince, keşke şiirleri sonsuza dek sürebilse.
  • Ütopyalar güzeldir.
  • Ütopyalar güzel midir bilmiyorum ama düşüncelere dalmak güzeldir.
  • Evren benim sürtüğüm. Ütopyalar güzeldir.
    Anıl Nişancalı
    Sayfa 141 - Ayrıntı