"Sen de anne misin? O sancıyı bilir misin? "Hayır," dedi kadın.
"Can evimden henüz vurulmadım."
Aslında, "Evli misin, yoksa henüz bekâr mısın, senin için varım diyen birinin varlığına hazır mısın?" bunu sormuştu kandilci ve kadın aynı dille cevap vermişti. "Hayır öyle biri yok, evli değilim."
Kelimeler de şeyler de felç olmuştu. Soyut bir ad, fiilsiz bir kelime bir cüzzam sözcüğüne dönüşüvermişti.Etkisi o kadar keskindi ki bu kelime elementinin, lâneti geriye doğru bile işliyordu.