"Bi ara gözümü açıp baktım: Karlı dağlar geçiyor. Bir daha açtım, başımda bi çocuk, kalk abi, Diyarbakır'a geldik diyor. Baktım, sahiden Diyarbakırdayım. Bi soruşturma... Kale mahallesi vardır oranın, bi gecekonduda buldum, malımı bilmez miyim?
Görünce hiç şaşırmadı. Hiç bişey demedik.
O gece oturup düşündüm. Oğlum Bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. İsyan etmenin faydası yok, kaderin böyle, yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi. O gün bugün usul usul yürüyorum işte."
Abimin esas hikayesi uğur abladır. kerem ile
Aslı'nın hikayesinden daha büyüktür
Allahım'a, eşsizdir, benzeri yoktur. Bekir abim kurşunlar yemiştir bu yolda, kaç defa ölümlerden dönmüştür. bilekler kesilmiş, aylarca hastanelerde, yıllarca akıl hastanelerinde kalmıştır. uğur ablanın peşinden gezmedigi şehir, yürümediği yol, görmediği diyar kalmamıştır memlekette"
"Uğur n'olursun çık ölmek
üzereyim"
'Sen de anla artık başka yolu yok bunun.
Yazıkmış, kılmış, tüymüş hepsi hesap edildi bunların ya, her şeye hazırım diyorum sana.
De ki iyilik ediyorsun, de ki sevap işliyorsun.
Herkesin inandığı bir şey vardır bu hayatta,
benimki de sensin ne yapayım!
Masumiyet (1997)