• Fazlalaşırken bir yandan, bir yandan eksilir gibi
    Sözler söylesem, susmalar fazla,
    Sussam, sözler eksik gibi.
    Düş gibi...
    Hayal ve gerçek karışmış.
    Uyansam yitecek, uyusam bitecek gibi.
    Tüy gibi...
    Bıraksam düşecek, tutsam kırılacak gibi.
    Hem gülmek hem ağlamak gibi.
    Ağlasam bensiz, gülsem sensiz kalmak gibi.
    Gölge gibi peşime takılmış,
    Sanki dönsem arkamı oradaymış,
    Uzatsam elimi değecekmişim gibi.
    Kaybolmuş gibi, arasam bulacak,
    Bulsam sevinecek, sevinsem kaybolacak gibi.
    Unutulmuş bir şey gibi, düşünsem hatırlayacak
    Hatırlasam rahatlayacak, rahatlasam unutacak gibi.
    Varılacak yer gibi, çıksam yola uzak,
    Oturup beklesem kısalmayacak,
    Varsam ulaşamayacak gibi.
    Soru gibi...
    Sormaktan korkulan, cevabı çok,
    Bulsam bile cavabı, doğrusu yok gibi.
    Volkan gibi...
    Bıraksam patlayacak, patlasam yakacak,
    Yansam, bir rüzgar esse sönecek,
    Bir fırtına esse körüklenecek gibi...
  • "Bay Antuan, siz kimsiniz Allah aşkına? Hep uykulu zamanlarımda gözlerimin ucunda yakalayamadığım bir gölge gibi"
  • 216 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Hayatı seyretme hastalığı,
    Hayatı yaşama hastalığı
    Ve hayattan saklanma hastalığının romanı.

    -Çöküş içe doğrudur, bu yüzden tamamlanana kadar kimse fark etmez.
    2020 nin en güzel romanını okuduğumu düşünüyorum. Çok geçmeden ardından bir öykü kitabı daha çıkmasın mı çıksın tabiki, çıktı da zaten. En kısa zamanda onu da okumam lazım.
    Güray süngünün dili anlatma biçimi yaklaşımı bizi olaya hem çok yakın hemde çok uzak hissettiriyor. Olay çok tanıdık gözümün önünde gibi ama hissettiklerimiz dünyanın öbür ucunda...
    Pek çok şeyi yarım bıraktı, çünkü zaten hiçbir şey tam değildi.
    Osman kendi evinde kendi hayatında yabancıydı sonra ne oldu gitti (kaçtı kendinden kaçtı) kafasının içinden kaçtı ülke değiştirdi. Başka ülkede yabacı olduğu biryerde bir eşyası mülkü olmayan, biryerde kendini evinde hissetti Osman. Yalnız olmamak etrafında seni anlayan insanlar varsa yalnız olmamaktır. Osman ailesinin yanında yalnızlık hisset....
    Gözlerle değil de fıtratla görmek!?
    Her nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi....
    Ama insan nereye gitse kendini de götürüyor.

    “İnsan yaşadığı histe esirdir”
    Esir miyiz gerçekten ? Mutluluk bile esir olabilir mi? Olabilir evet zorunlu hissetmek başlı başına bir esirlik herkesin bildiği de budur zaten. Kimi zaman kendimizi esir alsınlar diye boynumuza ipi biz takıyoruz yalan değil.
    Yaşamak başka yol almak başka demiş Güray süngü. Bunu biliyoruz ama bide cümlenin başında demiş ki “bir şeyi inceden anladım.” Dikkat edilmesi gereken şey o inceden değil mi? Herkes bi zaman sonra birşeyleri inceden anlıyor.
    Osman onca gitmesine karşı aslında kaçmasına karşı mutsuzluk dememişti ki. Ben hayatı seviyordum ki zaten dedi. Sevmesem kırar dizimi otururdum diyo bana biçilen hayata uyardım diyo. Osman hayatı seviyordu da kendi hayatını mı sevmiyordu? Çünkü mülksüz yabancı olduğu bir hayatta anahtarın bile yok ama evin gibi hissediyorsun Osman.

    Ne bileyim ne kadar döndü dünya başım dünyadan çok döndü sayamadım. Osman Osman tebessüm edecem edemiyorum Osman. Birde denizler okyanuslar kaç ton muhabbeti var:)
    Ben bakarken dünyaya içinden, kendime tepemden dedin Osman.
    İşte insan sahiden de kendine kızmaktan vazgeçinde kızacak başka şeyler arıyor.

    İnsanlar genellikle inanmayı seçer.
    Çünkü red savaş gerektirir. Dedin bi kaç sayfa öncesinde de.
    Oysa akletmeye başlayınca insan anlardı ki zaten. İnsanlar akletmiyorlar düşünmüyorlar, merak etmiyorlar, bilmiyorlar.
    Kendi içinde cevapları var gibi değil mi?

    Şimdi...
    Seni bir yere ait kılan ne?
    Sorusuna cevaplar aradık...


    Güray süngü nün kitaplarında farklı bir ruh haline bürünüyorum. İbrahim beni derin etkilemişti şimdi de Osman... ya ben farklı halde okuyorum bilemedim İbrahim’i anlatmaya başlamadım bile anlatmaya başlayacak cümlemi bitirmeye doğru kuracağım son cümle seçimim olsun seçemedim ama bir çok kişiye alıp okuttum. Yakın arkadaşım anlıyordu demek istediğimi... çizdiğim yerlerde hissettiklerimi anlattım toplu bi anlatış değil de bölük bi anlatış yaptım en azından. Çünkü değişik bir hale bürünüp durdum bi halim bi halimi tutmadı o an ne desem gri olurdu belki de. Hala anarım İbrahim seni...
  • 448 syf.
    ·3 günde·Beğendi·10/10
    Gölge ve Kemik (Grishaverse 1)

    "Çok daha güçlü, çok daha saftı. Çünkü benimdi. En sonunda tamamen bana ait bir şeyim olmuştu."

    Öncelikle kitap gerçekten çok güzeldi. Fantastik türü kitapları çok seven biri olarak zaten beğenmemem mümkün değilmiş gibi geliyor.

    Kısaca kitabın konusundan bahsedeyim:
    Karanlığın ve kötülüğün hüküm sürdüğü bir yerde, her şeyi değiştirebilecek ancak güçlerinin farkında olmayan bir yetim kız vardır. Zamanında yine yetim olan bir arkadaşı ile birlikte, güçlü büyücüler topluluğu olan Grisha'ya katılmak üzere yetimhaneden alınırlar. O zamanlar Alina gücünün ve sonrasında başına neler geleceğinin farkında değildir.
    Bir olay sırasında, çocukluk arkadaşının ölümle burun buruna gelmesi ile Alina korkuları ve kaderiyle yüzleşir. Hem çocukluk arkadaşı, hem de Grisha dünyası tehlikededir. Aslında her ne kadar savaşın içerisinde olduklarını düşünsede Alina, kendini keşfetmesi ile savaşı başlatır.

    Yazarın kurmuş olduğu fantastik dünya gerçekten büyüleyiciydi. Olay kurgusu, karakterleri harikaydı. Betimlemelerden, gereksiz ayrıntılardan uzak, akıcı bir şekilde anlatılmış olaylar. Kitabı okurken çok keyif aldım. Elimden bırakamadım. Kitabı seveceğimi düşünüyordum ama bu kadar güzel bir kitap olacağını hiç tahmin etmemiştim. Her ne kadar çok göz önünde olan bir karakter olmasa da en sevdiğim kişi Malyen'di. Karanlıklar Efendisi, kitabın başından beri ısınamadım bir karakter oldu.

    Kitap başından sonuna kadar harikaydı. Fantastik dünyaları seven kişilerin beğenebileceği bir kitap olacağını düşünüyorum. Ben çok beğendim ve bu tarz kitapları sevenlere tavsiye ederim.
  • Çocuğu sürekli bir dikkatin odağında tutmak , ona iyilik etmek anlamına gelmiyor. Daimi bir dikkatle büyüyen çocuklar sorunlarla tek başlarına yüzleşmek ,dünyayı tek başlarına keşfetmek ,yalnız başlarına oynamak istemeyebilirler. İleride , ilgi odağı olmadıkları durumlarda zorluk yaşayabilirler. Çocuğun imge dünyası , yetişkinlerden uzak ve yalnız kalarak gelişir. 'Aşırı' anne babalıktan , çocuğun boş zamanını tıka basa doldurmaktan kaçınmak lazım. Anlayacağınız gerektiğin de çocuğun yanında olmak ama bazen de ona gölge etmemek gerekir!
  • Beni arıyorsanız eğer,
    boşluğun arkasındayım, boşIuğun arkasında
    bir yerde,
    haberciler havanın damarlarında,
    Uzak topraklarda açan çiçeklerden
    haberler taşır.
    Şakayık miracına giden atlıların izleri kumlarda.
    Arzu şemsiyesi açıktır boşluk arkasında;
    tek bir yaprak susuzluk esintisinde ise
    yağmur çanları dinlenir orada.
    Burada insan yalnızdır.
    Sonsuzluğa doğru uzanır gölge, bu yalnızlıkta.
    Beni arıyorsanız eğer,
    yavaş ve yumuşak gelin ki,
    yalnızlığımın ince çinisi
    çatlamasın.