• Âyetin devamında (Neml Suresi 16. Ayet) şöyle buyruluyor:
    "Hz. Süleyman şöyle dedi: Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi,"
    Hz. Süleyman [a.s] bunu, Allah'ın kendisine bahşettiği nimetini açıklamak, onu yerinde itiraf etmek ve kendisine verilen kuşların dilini bilme mucizesinden bahsederek insanları onu tasdike davet etmek için söyledi.

    Konuşma, bir şey ifade etsin veya etmesin, tek yahut terkip halinde söylenen bütün seslerdir. Hz. Süleyman [a.s], kuşların birbirlerini anlamaları gibi onların konuşmasını anlıyordu.

    Anlatıldığına göre Hz. Süleyman [a.s], bir ağaçta, başını sallayarak ve kuyruğunu indirip kaldırarak öten bir BÜLBÜL gördü; yanındakilere,
    "Bunun ne dediğini biliyor musunuz?" diye sordu; onlar,
    "Allah ve peygamberi daha iyi bilir" dediler. Hz. Süleyman [a.s] dedi ki: "Kuş, 'Günlük olarak yarım hurma taneciği yediğim zaman bana yeter; artık dünya yok olsa korkmam!' diyor."

    Bir gün Hz. Süleyman'ın yanında ÜVEYİK kuşu öttü. Hz. Süleyman [a.s] onun, "Keşke şu yaratılanlar (inkâr ve isyan edenler) hiç yaratılmasaydı!" dediğini bildirdi.

    Bir gün Hz. Süleyman'ın yanında TAVUS kuşu öttü: Hz. Süleyman [a.s] onun, "Ne yaparsan karşılığını bulursun" dediğini söyledi.

    Bir gün Hz. Süleyman'ın yanında HÜDHÜD kuşu öttü: Hz. Süleyman [a.s] onun, "Merhamet etmeyene merhamet edilmez" dediğini söyledi.

    Bir gün Hz. Süleyman'ın yanında GÖÇEĞEN kuşu öttü, bu büyük başlı bir kuştur; Hz. Süleyman [a.s] onun, "Ey günahkârlar, Allah'tan affınızı isteyin" dediğini söyledi.

    Bir gün Hz. Süleyman'ın yanında DÜDÜKÇÜNÜ kuşu öttü, Hz. Süleyman [a.s] onun, "Her diri ölür, her yeni eskir" dediğini söyledi.

    Bir gün Hz. Süleyman'ın yanında KIRLANGIÇ kuşu öttü, Hz. Süleyman [a.s] onun, "Dünyada hayır işler yapıp gönderin; ahirette onu bulursunuz" dediğini söyledi.

    Bir gün Hz. Süleyman'ın yanında KUMRU kuşu öttü; Hz. Süleyman [a.s], onun, "Yüce Rabbim'i tesbih ederim" dediğini söyledi.

    Bir gün Hz. Süleyman'ın yanında AKBABA öttü, Hz. Süleyman [a.s] onun, "Yer ve gök doluşunca ulu Rabbim'i tesbih ederim" dediğini söyledi.

    Diğer bir rivayette şöyle nakledilmiştir:
    Bir gün Hz. Süleyman'ın yanında GÜVERCİN öttü, Hz. Süleyman [a.s] onun, akbaba gibi, "Yüce Rabbim'i tesbih ederim" dediğini söyledi.

    Hz. Süleyman [a.s], yanında öten bir KARGAnın, halktan haksız vergi toplayanlara lânet ettiğini söyledi.

    Hz. Süleyman [a.s], delice (DÖLENGEÇ) kuşunun, "Allah'ın zatı hariç, her şey yok olacaktır" dediğini söyledi.

    Bazı rivayetlerde, diğer kuşlann sesleri şöyle haber verilmiştir:
    KAYA KUŞU, "Sükût eden selâmet bulur" dedi.
    PAPAĞAN, "Tek derdi dünya olarım vay haline" dedi.
    HOROZ, "Ey gafiller, Allah'ı zikredin" dedi.
    KERKENEZ, "Ey âdemoğlu, istediğin kadar yaşa, sonun ölümdür" dedi.
    KARTAL, "İnsanlardan uzaklaşmak, huzurdur" dedi.
    KURBAĞA, "Bütün noksan sıfatlardan uzak olan Rabbim'i tesbih ederim" dedi.
    ŞAHİN, "Her mekânda bahsedilen Rabbim'i tesbih ederim" dedi.
    KEKLİK, "Rahman, arşın üstüne hükümran oldu" dedi.
    TOYGAR kuşu, "İlâhî, Muhammed'in [s.a.s.] âline (Ehl-i beyt'ine) buğzedene lanet et" dedi. 18

    Denilmiştir ki: Hz. Süleyman [a.s] , bütün hayvanların ses¬lerini ve konuşmalarını anlıyordu. Ayette özellikle kuşlardan bahsedilmesi, ordusunun büyük çoğunluğunun onlardan oluşmasındardır.

    Sonra Hz. Süleyman şöyle dedi: "Bize, kendisine muhtaç olduğumuz her şey verildi." Bundan kasıt, ona verilen şeylerin çokluğunu ifade etmektir. Bu ifade tarzı konuşma dilinde de mevcuttur. Mesela, "Filan zat, herkesin kendisine yöneldiği biridir; o her şeyi bilir" denir. Bununla, onun ilminin çokluğu anlatılır.

    Hz. Süleyman'ın sözü şöyle bitiriyor: "Şüphesiz bu, apaçık bir lutuftur." Allah Teâlâ tarafından verilmiş bir ihsandır, o, hiç kimseye gizli kalmayacak şekilde açıktır. Yahut bana verilen bu ihsan, asıl kendisiyle övünülecek apaçık bir ihsandır. Bu mana, Hz. Süleyman'ın onu, şükür ve hamd için söylemesine göredir.

    Nitekim Hz. Peygamber de [s.a.s.]
    "Ben âdemoğullannm efendisiyim; bunu övünmek için söylemiyorum"19 buyurmuştur.
    Yani ben bunu, övünmek için değil, şükür için söylüyorum.

    Hz. Süleyman [a.s] , "Bize her şey verildi" derken, "biz" ifadesini kullanması, kendisine itaat edilen yüksek makam sahibi birinin kullandığı bir ifadedir.

    Hz. Süleyman o zaman sultandı; bulunduğu hale göre konuştu; yoksa onda bir kibir ve övünme yoktur; çünkü peygamberler böyle bir durumdan korunmuştur. En doğrusunu Allah Teâlâ bilir.


    18 Kuşların zikri ve konuşmalarıyla ilgili rivayetler için bk.
    -Sa'lebî, el-Keşf ve'l-Beyân, 4/479;
    -Begavî, Meâlimü't-Tenzil, 6/148-149 (Riyad 1993);
    -Kurtubî, et-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur’ân, 13/154-155;
    -Nesefî. Medârikut-Tntzîl. 3/300;
    -Ebûssuûd, İrşâdü’l-Akli's'Selim, 5/74;
    -Âlûsî, Rûhu’l-Meânî, 10/167 (Beyrut 1994).

    19 Tirmizl Tefsîru Sûre (17) 18, Menâkıb, 1;
    İbn Mâce, Zühd, 37;
    Ahmed, Müsned. 1/5; 3/2, 144

    * Neml Suresi 15-16. Ayetlerin tefsiri, 7.cilt, kuranın 19.cuz, 27.suresi.


    Tefsirden olmayan aktarım...
    --------------------------------------------------
    KUŞLAR GİB BÜTÜN ALEM ZİKİRDE,
    ÖYLEYSE SENİN ZİKRİN HANGİSİ?
    A İKİ GÖZÜM, AÇ GÖZÜNÜ, KULAĞINI DA
    DERS AL ALEM-İ CİHANDAN,
    BİR ZİKİRDE SEN YERLEŞTİR DİLİNE
  • Bazen, uzaklaşmak gerekir yakınlaşmak için. Bazen, hatırlamak gerekir hatırlanmak için. Bazen, ağlamak gerekir açılmak için. Bazen, anmak gerekir anılmak için. Bazen de susmak gerekir duymak için.

    Şems-i Tebrizi
  • Uzaklaşmak, tüm benliğiyle bir an önce bu daireden, bu binadan, tüm bu maceradan...
    Stefan Zweig
    Sayfa 8 - İndigo kitap
  • Kötü biriyle karşılaştığında sağlıklı insanın yapması gereken budur: Ondan uzaklaşmak
  • İnsan her adımını mezardan uzaklaşmak için atar. Yine her adımda mezara biraz daha yaklaşır. Nitekim her nefesini yaşamını uzatmak için alır. Yine de her nefeste yaşamından bir nefeslik zaman azalır.
  • Uzaklaşmak, sadece uzaklaşmak ve o bakışlardan kurtulmak istiyordu.