Psikanaliz tedavisinin amacı kişinin kendini daha iyi anlamasını sağlamak mıdır yoksa onu istediği gibi arzulayabilmesi için özgür kılmak mı? Peki bu amaçlar birbirini tamamlayıcı ve birbirinden ayrılmaz mıdır yoksa bağımsız mı? Benliğim denilen şeyi anlamam arzumu özgür mü bırakır yoksa ona ket mi vurur? William James'in deyimiyle bu, "ilelebet içimize sızmaya devam edecek bir yenilik ve olasılık" imkanı mı doğurur? İyi bir yaşam kendi iç dünyamda ve başkalarınınkinde neler olup bittiğini ve kim olduğumu kavradığım bir yaşam mıdır yoksa buna ihtiyaç duymadığım, incelemeye tabi tutulan hayatın katlanılmaz olduğu bir yaşam mı?
Var olan tek fobi kendini bilme fobisidir. Psikanalizin ortaya koyduğu fazlasıyla yerleşik ve tutarlı insan doğası tablosunda görünen odur ki, kim olduğumuz ziyadesiyle her daim gözümüzü korkutur.
Freudcu anlatıda ben -görülmesini istediğimiz şekilde benliğimiz- çerçeve içine yerleştirilmiş bir tablo gibidir; çerçeve tabloyu sağlam tutma amacı taşır. Green'in deyişiyle insan denen canlı, "kaygıdan sakınma niyetiyle kendisinin kabul edilebilir bir imgesini yaratmak için gizleme (oskültasyon) süreçleri uygulayarak kendisinin temel özelliklerini görmezden gelmek ya da farklı şekilde algılamak zorundadır".