Sıla

Sıla
@vantablack0
null
Doktor
null
null, 26 Ağustos
90 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Hayır, canımın içi, ben bir kadınım; sevdiğim adam söz konusu olduğunda kızılderili ve usta bir dedektif, azize ve casus, hepsi birden olabilirim.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir keresinde gülerek, kendisinin gerçek bir maceracı olduğunu, çünkü maceranın ancak etrafında düzen ve yaratıcı bir özen hüküm sürdüğü müddetçe yaşanabileceğini söylemişti.
Bir keresinde bana bir kadın gelmişti; bir erkeği o kadar çok seviyordu ki onu öldürmüştü. Bıçakla değil, zehirle de değil, onu özgür bırakmayarak; adamı her şeyiyle istiyordu, onu dünyanın elinden almak istiyordu. Uzun süre mücadele ettiler. Günün birinde adam dayanamadı ve öldü. Kadın bunu biliyordu. Adam gitmişti, çünkü daha fazla mücadele edemeyecekti. Bilirsiniz, sevgili kızım, insanlar arasında çok çeşitli güçler vardır; insanlar birbirlerini çok değişik yollarla öldürürler. Sevmek yetmez. Sevgi büyük bir bencillik şeklinde de tezahür edebilir. Tevazuyla, inançla sevmek gerek.
Hayatta böyle baş döndürücü anlar vardır, insan birdenbire her şeyi daha net görür; o ana dek bunu yapamayacak kadar korkak ya da zayıfken, o anda kendi gücünü, imkanlarını sezer ve bilir. Bunlar, hayatın değiştiği anlardır. Böyle bir şey habersiz gelir; tıpkı ölüm ya da din değiştirme gibi. Tüylerim diken diken olmuştu, üşüyordum. Bahçeye baktım ve gözlerim yaşlarla doldu. Ne mi hissediyordum? Kaderimden sorumlu olduğumu. Her şeyin bana bağlı olduğunu. İnsan armudun pişip ağzına düşmesini bekleyemez; kendi hayatında da, insan ilişkilerinde de.
Ben öyle büyük soruları sevmem, bana öyle gelir ki, bir insan daima binlerce küçük küçük sorularla çevrilidir ve önemli olan sadece bunların bütünü, toplamıdır; dolayısıyla biraz alaycı bir edayla, "Sen şimdi ciddi ciddi kendini artık tamamen tanıdığını mı söylemek istiyorsun?" diye sordum.