sras

sras
@vantesras
“istemeden varım ve istemeden öleceğim. olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle, hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum.”
kendim hakkında bildiğim ve açık açık söyleyebileceğim tek şey bu artık. düşünüyorum da bir şeyler hissetmek acınası geliyor. hissizliğimi bununla örtüyorum. gelse biri karşıma çıkıp küfretse benliğeme ve bana dair her şeye, umursamam bile. dokunmaz bana. hissizlik öyle bir yerleşti ki iliklerime, ne onu yok edebiliyorum ne de ondan kurtulabiliyorum. hiç bir şey hissetmemiş bir kalbi kazanmanın zorluğunu yaşıyorum. ömrün çeyreğini görmemiş bir ruhun acısal varoluşunu çekiyorum. bunu anlayamıyorum. artık anlamaya da çalışmıyorum. nasılsın diye sorulduğunda düşünüyorum, nasılım acaba, iyi miyim iyi olmak neydi iyi olduğumu bilmediğim için kötü mü olmuş oluyorum ya da kötü olduğumu bilmediğim için mi iyi olmuş oluyorum? iyiliği unuttum belki de hiç bilmedim. gülümsüyorum, gülümsemeyi iyilik zannediyorum. gülümseyerek kendime iyilik ediyorum. sanırsın sevap işliyorum. içimdeki nefretin bende bıraktığı hissizlikle boğuşuyorum. bir zamanlar beni diri diri yakan nefret içimde harlanmayı bekleyen gözlerden ibaret. o ateşin bile harlanacak dermanı yok. o ateş bile yarattığı hissizlikle başa çıkamıyor.
Hissizlik
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
insan bilmeliki yaşam sadece insan ölümünedir. tanrının varlığı ya da yokluğu bir şey ifade etmez. yaşam asılsız bir tiyatro oyunu kadar sahici iken ölüm fermanı verilmiş bir azılı kadar da acınası olabilir. çünkü insan bilmelidir ki yaşam sadece nefes alabildiğindir.