Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek.
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Çeviri ile başlayacağım, böyle bir eseri İş Bankasından okumadığım için ilk başta tereddütte kalmıştım ama Karamazov Kardeşler için Ayşe Hacıhasanoğlu çevirisinin en iyi çevirilerden biri olduğunu araştırarak gördüm, gerçekten öyleymiş. Gönül rahatlığıyla Can Yayınlarından okuyabilirsiniz. Dostoyevski’nin diline alışık olmama rağmen Karamazov Kardeşler çok uzun süren bir yolculuk oldu benim için. 2 yılda yazılmış bir eseri 2 günde bitirmek istemedim daha doğrusu. Biliyordum ki anlatılmak istenen yalnızca olaylar değildi, olayların çok ötesinde yer edinmiş eleştiriler ve öğütler tam yaşamın içinden bir roman olduğunu gösteriyor bize.
Her karakter çok özeldi, hepsinden bir şeyler öğrendim. Alyoşa’nın sonda çocuklara verdiği öğütler çok güzeldi. Tüm insanlık, her zaman el ele yürümeliyiz. Hayat birbirimize kötülük yapmak için çok kısa. Bu kitapta sevginin gücünü gördüm, aşağılama ve önyargı duygularının kişiden sadece kendi asaletini çaldığını. Bunlar benim için çok değerli, hayatım boyunca dönem dönem açıp okuyacağım bir kitap olacak. Kimse mükemmel değil, hepimiz bir Dmitriy Karamazov değil miyiz? Alçaklıklarımız ve vicdanlı yüreğimiz, iyi-kötü yanlarımız hep yan yana bulunmuyor mu içimizde? İnsanları yadırgamadan önce dönüp kendime bakmam gerektiğini bu şekilde yüzüme çarptığın için teşekkür ederim güzel yürekli yazar. Hep içimizde yaşıyor olacaksın.