"23 Ocak 1913 – Saat 15.00. Bâb-ı Âli önündeki kalabalık Edirne hakkındaki şayialarla çalkalanıyordu ki İttihat ve Terakki yanlıları ellerinde bayraklarla peyda oldular. O esnada Kürkçü Han’da dolaşan Varşo ve arkadaşları gittikçe yükselen sesler üzerine hükümet binasına doğru yöneldiler. Etrafta bir gayritabiilik, fevkalade günlere mahsus heyecanlı bir atmosfer vardı. İlk akla gelen bu yaşanan olayın yeni bir 31 Mart olup olmadığıydı."
Sayfa 28 - Feniks Kitap·Kitabı okudu
“Halk istibdattan bıktı. Devir, hürriyet ve müsavat devri. Savaşın en yakıcı şu günlerinde dahi sokaklar cıvıl cıvıl. Neden? Çünkü insanlar istikbalden umutlu.”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye’nin can damarı Edirne’nin kaybedilmesi toplumu derin bir endişe ve üzüntüye sevk etmişti. Yığınlar hâlindeki göçmen kafileleri şehrin dört bir yanına yayılıyordu. İstasyonlar, mezarlıklar, boş araziler, cami avluları perperişan insanlarla doluydu."
Sayfa 8 - Feniks Kitap·Kitabı okudu
"Rüzgârın kıyıdan iç kesimlere, uyanan şehre kentin kokularını taşıdığı soğuk bir sonbahar sabahıydı. Sisli, karanlık, uzun bir gece geride kalmıştı; bütün hafta neredeyse hiç yağmur yağmamıştı. Görünen o ki sert bir kış bekliyordu Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye’nin başşehrini."
Sayfa 5 - Feniks Kitap·Kitabı okudu
​"Korkuyordu. Aşkın tekinsizliğinden değil, sığınağından kopmaktan. Varoluşun dipsiz boşluğundan, dizginlenemeyen duygularından."
Alıntı
​"Tesadüfler çiziyor kaderimizi. Biri diğerine benzemeyen hayatlar bizimkisi. Birbirimize dokunarak, değerek yaşıyor, çarpışıyoruz."