Nihayet, yüksekte bir meşe ağacının eğri büyrü köklerinin arasında üç dünya güzeli Çuhaçiçeği keşfettim;
saklandıkları yerden etrafı o kadar tatlı gözetliyorlardı ki, bunu gören gözlerimden yaş akmayabaşladı ama benden o kadar yüksektelerdi ki, 1-2 tane de olsa üzerinde hayal kuracak ve eve götürecek kadar toplamaya çalıştım;
tümseye tırmanmadan onlara uzanamıyordum; arkamda ayak sesleri duyunca bu işe girişmekten vazgeçtim, yoluma devam edecektin ki, çok tanıdık bir ses ciddi, alçak tonda söylediği, “izin verin size toplayayım onlardan Miss Grey,” sözleriyle irkildim.