Sherlock Holmes – Gümüş Şimşek Üzerine Bir Okur Notu
Bazı Sherlock Holmes hikâyeleri vardır; olay çözüldüğünde zekâya hayran kalırsınız. Bazılarında ise çözümden çok, insan doğasına dair
Carpe diem... Anı yaşamak hakkında
Ölü Ozanlar Derneği kitabı benim konfor kitaplarımdan birisi. Bir kaç kez baştan sona okudum, filmini baştan sona izledim... Anlayacağınız benim için yeri apayrı bir kitap.
Üzerinde durmak istediğim bir kaç nokta var. İlki bu kitabı okuyan herkesin bildiği üzere
Carpe Diem.
Carpe Diem Türkçe'ye "Günü yakala" olarak geçiyor ve bence bizlerin sürekli olarak ya unuttuğu ya da es geçtiği bir şey.
Carpe Diem; hayatın hızla akıp gittiğini fark edip, sahip olduğumuz zamanı ertelemeden yaşamaktır.
Ben bu terimi ilk burada öğrendim ve beni oldukça etkiledi, bir hayat felsefesine dönüştü.
İkincisi ise kitap karakterlerinin "kusursuz" olmayışı beni çok etkiledi. Belki de bu yüzden kitap hepimizin içine bir dost gibi işledi, bizi sıcak kolları ile sardı.
Kitabı kapattığımda biraz sindirmem gerektiğini fark ettim. Öyle kolay kolay aşılacak bir kitap değil onu da baştan söyleyeyim.
Yıldızlar sizinle olsun güzel insanlar
Hiçbir yere tutunmadan, hiçbir yerde köklenmeden, akan suyun üzerinde kayar gibi yaşıyordum ve bu soğuklukta ölü, cesedimsi bir yan olduğunu gayet iyi biliyordum.
Yıldızların altındaki ılık ilerleyişin farkında mısın?
Var olduğumuzun farkında mısın?
Unuttun mu anahtarlarını Krallığın?
Gerçekten doğdun mu ve sağ mısın acaba?
Hadi icat edelim yeniden tanrıları, tüm çağların tüm mitlerini
Sembollerini kutlayalım derin mürver ormanlarının
(Unuttun mu yoksa derslerini kadim savaşların)
Büyük altın döllere muhtacız
Babalarımız gülüşüyor ormandaki ağaçların bağrında
Anamız ise ölü yatıyor denizde
Katliama sürüklendiğimizin farkında mısın
soğuk kanlı amiraller tarafından ve o şişko ağır aksak generallerin gençlerin kanıyla tahrik olduğunun
Farkında mısın televizyonla yönetildiğimizin