“Beni Hatırlayınız!”
“Beni Hatırlayınız.” Çankaya’da Cumhurbaşkanlığı Köşkü Belgeler Arşivi’nde yedi beyaz sayfa… Üzerinde Atatürk’ün el yazısı… Bazı sözcüklerin üzeri çizilmiş, Bu sayfalar, 29 Ekim 1933 günü, Cumhuriyet’in kuruluşunun onuncu yıl dönümü kutlanırken Ankara’da Hipodrom’da milletine konuşan liderin elindeydi. Atatürk, geçen yılların muhasebesini yapıyor ve yapılacakları işaret ediyordu. Bu yedi sayfayı gece yazmıştı. Birinci sayfa, “ Türk Milleti, Kurtuluş Savaşı’na başladığımızın 15. yılındayız,”  sözleriyle başlıyordu. İkinci cümle, “Bugün Cumhuriyet’imizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun!” şeklinde ediyordu. Son sayfada, son cümle, “ Türk Milleti! Ebediyete akıp giden her on senede bu büyük millet bayramını, daha büyük şerefle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim. Ne Mutlu Türküm Diyene! Sözleriyle bitiyordu. Bu son cümleden önce, Atatürk’ün sesinden duymadığımız, ancak kağıda yazdığı şu sözler duygu yüklü, hüzünlü bir veda gibiydi: “Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız!”
Sayfa 247·Kitabı okudu
öğrendik renksiz kanlar içinde ölmeyi, çünkü hep kırmızı ölümlere yürüdük. "çocukken ilk karabasanımız çatı katındaki gofretlerdi" diye anlatırken ve kimse görmezken çatı katındaki ilk ayak sesinin tozlarını, tuğlaların söylediği şarkıyı ... bir isimdi sanki bu alın yazısı. öyleyse neden annemin kuzu tüylü misafir minderlerini ateşe verdim ... neden romatizma ilaçlarıyla intiharlar ettim ... sadece senin olan rüyaya sarılıp yeniden uyuyabilmek için ...
➡️ *Arefe günü ve teşrik tekbirleri* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 25.05.2026 tarihli yazısı)
Alıntı
“ Tekrar bir Bourbon, XVIII. Louis Fransa Kralı olur ve bir zamanlar ağabeyi XVI. Louis’nin katli yönünde oy kullanmış olanların, yani régicides’in233, fena halde boyunları kaşınmaya başlar. Courtois, XVIII. Louis’ye yaranmak için, riyakârca bir mektup yazar (pek de iyi olmuştur mektup çalmak) ve Marie-Antoinette’in kendisi tarafından “kurtarılan” bu mektubunu hediye olarak takdim eder. Bu adi hilenin faydasını görmez, o da tıpkı ötekiler gibi sürgün edilir. Fakat mektup kazanılmıştır. Bu harikulade veda yazısı, Kraliçe gönderdikten yirmi bir yıl sonra gün ışığına çıkmaktadır. Fakat çok geçtir. Marie-Antoinette’in ölüm saatinden bir selam göndermek istediği hemen herkes de onun arkasından gitmiştir. Madam Elisabeth giyotinde ölmüş, oğlu ya sahiden Temple’da ölmüş, ya da o sırada (gerçeğin tamamı bugün de bilinmez) yabancı bir isim altında kimse tarafından tanınmaksızın ve kaderinin ne olduğu bilinmemecesine dünyanın bir yerlerinde dolaşıp durmaktadır.”
Edebiyat
5/10
·365 syf.··
2026 51. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 20:06
Merhaba arkadaşlar. Ve geldik yazara veda ettiğimiz eserimize. İlk söyleyeceğim söz ise kesinlikle ‘Yahu, bu nasıl bir başlangıç!’ olacak. Neden? Öyle bir giriş yaptık ki neye nasıl başladığımızı
Yüceler YücesiMaurice Blanchot · Kabalcı Yayınevi · 201089 okunma