VeAs

Ama bütün bir ömür bayram hazırlığıyla geçer de o bayram gelmezse...
Sayfa 64
Reklam
Ölçünün tek bir durağı, tek bir sonu var. Tek bir yöne kayıyor her geçen günle birlikte. O halde her gün yeniden bir şeyler yapabilmeli, her gün yeniden kurmalı, düzeltmeli dünyasını, her gün yeni bir şey katmalı ki yaşayışına; ölüm payı artacak yerde eksilir gibi olabilsin, dağılsın, parçalansın; yaşayışını kolaylaştıran kendi alışkanlıklarının yanında kendi getirdiğin değişiklik de olsun, bu denge içinde yaşadığını, sürüklenmediğini anla, anlayacak hale gel...
Sayfa 46
“ Ama yalnızlıktan hoşlandığı, yalnızlığı aradığı halde asıl sevdiği, asıl aradığı; kalabalık içinde bulunduğu, kalabalıktan uzak olmadığı bir sırada bu kalabalıktan ayrılabilmek, yalnız kalabilmek, başkalarının yanından çekilmek, istediği için tek başına durabilmek. Yalnızlık zorunlu bir durum olmadığı zaman daha çok hoşlanıyor. “
Sayfa 45
Anlamaktan sonra gelen bir hal vardı: Kavramak. Anladığının bütün ağırlığını beyninde duymak, ellerinde, kollarında, damarlarında hissetmek. Andronikos inancının gevşekliğini kavradığı zaman gözlerini sıkı sıkı yummuş; “ tanrım beni yerin dibine geçir, beni şimdi öldür, canımı al” diye yalvarmıştı. Yer yarılmamıştı, onu içine çekmemişti, ölmemişti. Tanrı canını almamıştı.
Sayfa 37
8/10
·83 syf.·
2020 1. kitabı
Kitap başta sıkıcı geldi, yapılan yorum ve eleştirilere bakınca okumaya devam kararı aldım. İyi ki okumuşum diyeceğim bir kitapmış meğer. Yazar kendi hayatında yaşadığı ve gözlemlediği haksızlıkları, bunalımları çok güzel yansıtmış. 76 sayfadan oluşan bir oturuşta bitirilebilecek ince bir kitap. Yaşadığı dönemin özelliklerini satranç üzerinden ustaca işlemiş. Zulme uğrayan, aynı zamanda umut besleyen, karamsarlığa düşmekten kaçamayan, savaş veren insanların savaşmak, pes etmek ya da geri çekilmek gibi kaderlerini değiştirebilecek kararlarını satranç tahtası üzerinden işleyen güzel bir kitap
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,5bin okunma